21 Yıldır İsveç’te Yaşayan İngiliz Kadının Brexit Kuralları Nedeniyle Ülkeyi Terketmesi İstendi
İsveç’te 21 yıldır yaşayan 78 yaşındaki İngiliz emekli hemşire Joyce Thomas, Brexit sonrası oturum başvurusunu süresinde yapmadığı gerekçesiyle sınır dışı edilme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Eşini üç yıl önce kaybeden Thomas, oğlunun, torunlarının ve eşinin mezarının bulunduğu ülkede kalabilmek için hukuk mücadelesini üst mahkemeye taşıdı.
İsveç’i terk etmesi için dört hafta verildi
Joyce Thomas’a geçtiğimiz kasım ayında İsveç’i terk etmesi için yalnızca dört hafta süre verildi. Eşi Gwynne’in 2023 yılında kanser nedeniyle hayatını kaybetmesinin ardından Thomas, ailesine ve eşinin mezarına yakın olabilmek amacıyla Hammarö’de bir daireye taşınmıştı.
Thomas, 55 yıl evli kaldığı eşinin ölümünün ardından şimdi de yıllardır yaşadığı ülkeden ayrılma ihtimaliyle karşı karşıya olduğunu belirterek, yaşanan sürecin kendisi için büyük bir belirsizlik yarattığını söyledi.
Brexit başvurusunu 2022’de öğrendiler
Thomas ve eşi, Brexit sonrasında İsveç’te yaşamaya devam edebilmek için resmi başvuruda bulunmaları gerektiğini 2022’de İngiltere’ye yaptıkları ziyaret sırasında öğrendi.
Thomas, evdeki resmi işlemleri eşinin takip ettiğini ve gerekli başvurudan haberdar olması halinde bunu mutlaka yapacağına inandığını anlattı.
AB ile İngiltere arasındaki Brexit Çekilme Anlaşması geç başvurulara belirli koşullarda izin veriyor. Ancak Thomas’ın 2024’te yaptığı başvuru, gecikme için “makul gerekçe” gösteremediği gerekçesiyle reddedildi. İsveç’in ulusal göç yasaları kapsamında yaptığı ikinci başvuru da kabul edilmedi.
Ücretsiz çalışan avukatlar davayı üst mahkemeye taşıdı
Thomas şimdi kendisine ücretsiz hukuki destek sağlayan avukatlarla birlikte karara karşı üst mahkemede mücadele ediyor.
78 yaşındaki kadın, hayatının bu döneminde yeniden başka bir ülkeye taşınmanın son derece zor olduğunu belirtiyor. Thomas, İngiltere’ye gönderilmesi halinde oğlunu, torunlarını ve eşinin mezarını görebilmek için sürekli İsveç’e seyahat etmek zorunda kalacağını ifade ediyor.
İngiliz milletvekilinden İsveç’e çağrı
Eski İş Dünyası Bakanı ve Brighton Milletvekili Peter Kyle da Thomas’ın durumunu “derin endişe verici” olarak nitelendirdi.
Göç kararlarının İsveç makamlarının yetkisinde olduğunu vurgulayan Kyle, Brexit öncesinde serbest dolaşım hakkını kullanarak AB ülkelerine yerleşen İngiliz vatandaşlarına adil ve insani biçimde yaklaşılması gerektiğini söyledi.
Kyle, İsveç makamlarına Thomas’ın ülkedeki uzun ikamet süresini, aile bağlarını ve insani koşulları dikkate alarak dosyayı yeniden değerlendirme çağrısında bulundu.
2 bin 500 İngiliz vatandaşına ülkeyi terk etme kararı
Thomas’ın davası, İsveç’in Brexit sonrası İngiliz vatandaşlarına yönelik uygulamalarını da yeniden gündeme getirdi.
Eurostat verilerine göre Brexit sonrasında İsveç’te yaklaşık 2 bin 500 İngiliz vatandaşına ülkeyi terk etme kararı verildi. Bu rakamın, Brexit’in yürürlüğe girmesinden bu yana 27 AB ülkesinde İngiliz vatandaşları hakkında verilen toplam sınır dışı kararlarının yaklaşık üçte birine karşılık geldiği belirtiliyor.
İngiltere Dışişleri, Milletler Topluluğu ve Kalkınma Ofisi (FCDO), İsveç’in yaklaşımı konusunda hem İsveç makamları hem de Avrupa Komisyonu nezdinde endişelerini dile getirdiğini açıkladı.
İsveç’te başvuruların yüzde 27,5’i reddedildi
Avrupa Komisyonu verileri de ülkeler arasındaki önemli farklılığa işaret ediyor. İsveç’te Brexit sonrası oturum statüsü için yapılan yaklaşık 14 bin 200 başvurunun 4 bine yakını reddedildi.
İngiliz hükümetinin analizine göre İsveç’teki ret oranı yüzde 27,5 seviyesinde. Bunun diğer AB ülkelerindeki oranlardan belirgin şekilde yüksek olduğu, AB genelindeki ortalamanın ise yaklaşık yüzde 3-4 seviyesinde bulunduğu ifade ediliyor.
Karşılaştırma açısından, yaklaşık 16 bin başvurunun yapıldığı Bulgaristan’da yalnızca beş başvuru reddedilirken, yaklaşık 13 bin başvurunun bulunduğu Belçika’da 605 ret kararı verildi.
İsveç: “Başvurudan habersiz olmak tek başına yeterli değil”
İsveç Göçmenlik Dairesi Migrationsverket ise istisnai koşullarda geç başvuruların hâlâ mümkün olduğunu belirtiyor.
Ancak kurum, başvuru sahibinin neden belirlenen süre içerisinde işlem yapamadığını yazılı olarak açıklaması gerektiğini vurguluyor. Yetkililere göre kişinin yalnızca başvuru yapması gerektiğinden haberdar olmadığını söylemesi, gecikmenin kabul edilmesi için tek başına yeterli gerekçe oluşturmuyor.
Joyce Thomas’ın İsveç’te kalıp kalamayacağına ilişkin son karar, devam eden üst mahkeme sürecinin ardından netleşecek.

