İngiltere’de Filistin Yanlısı Aktivistlere Ağır Ceza: Mahkeme Eylemleri “Terör Bağlantılı” Saydı

İngiltere’de Filistin Yanlısı Aktivistlere Ağır Ceza: Mahkeme Eylemleri “Terör Bağlantılı” Saydı
Show Article Summary

İngiltere’de Filistin yanlısı aktivistlere verilen hapis cezaları ve mahkemenin “terör bağlantısı” kararı büyük tartışma yarattı. Palestine Action grubuna mensup dört aktivist, 2024 yılında Gloucestershire’daki İsrail merkezli savunma şirketi Elbit Systems UK’nin tesisine düzenledikleri baskın nedeniyle mahkûm edildi.

Aktivistler, cezaevi aracıyla fabrikanın kapılarını aşarak tesise girmiş, insansız hava araçları ve askeri ekipmanlara zarar vermişti. Mahkemeye sunulan raporlara göre saldırı sonucunda yaklaşık 1,2 milyon sterlinlik maddi hasar meydana geldi. Hasarın önemli bölümünü askeri amaçlı kullanılan drone sistemleri oluşturdu.

Mahkemeden “Terör Bağlantısı” Kararı

Woolwich Kraliyet Mahkemesi’nde görülen davada Yargıç Mark Johnson, sanıkların eylemlerinin siyasi ve ideolojik amaç taşıdığını, aynı zamanda hükümeti ve belirli bir kesimi korkutmayı hedeflediğini belirterek “terör bağlantısı” hükmüne vardı.

Bu karar doğrultusunda 30 yaşındaki Charlotte Head ve Leona Kamio beşer yıl, 21 yaşındaki Fatema Rajwani dört yıl sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı. Polis memuruna balyozla saldırmaktan ayrıca suçlu bulunan 23 yaşındaki Samuel Corner ise yedi yıl sekiz ay hapis cezası aldı.

Mahkeme ayrıca dört sanığın da ceza sürelerinin ardından bir yıl denetimli serbestlik altında kalmasına ve 15 yıl boyunca terör bildirim yükümlülüklerine tabi tutulmasına karar verdi.

Savunma Avukatlarından Sert Tepki

Karar hukuk çevrelerinde de tartışma yarattı. Savunma avukatları, müvekkillerinin terör suçlamasıyla yargılanmadığını, buna rağmen cezaların “terör bağlantısı” gerekçesiyle ağırlaştırıldığını savundu.

Avukatlar, çevreci hareketler, kadın hakları aktivistleri ve geçmişteki sivil itaatsizlik kampanyalarının da aynı mantıkla “terörizm” kapsamında değerlendirilebileceğini ileri sürdü. Savunma tarafı, mahkemenin tehlikeli bir emsal oluşturduğunu öne sürdü.

Polis Memurunun İfadesi Dikkat Çekti

Olay sırasında yaralanan polis memuru Kate Evans, mahkemede verdiği ifadede yaşadıklarının hayatını derinden etkilediğini söyledi. Evans, saldırının fiziksel ve psikolojik sonuçlarının hâlâ devam ettiğini belirterek, “Bu olaydan önceki kişi değilim” dedi.

Samuel Corner ise savunmasında, olay sırasında biber gazından etkilendiğini ve yaralandığını düşündüğü bir arkadaşını korumak için hareket ettiğini öne sürdü.

Mahkeme Önünde Protestolar ve Gözaltılar

Kararın açıklandığı gün Woolwich Kraliyet Mahkemesi önünde yaklaşık 500 kişi toplandı. Göstericiler, “Hayat kurtarmak terörizm değildir” ve “Palestine Action’ı destekliyorum” yazılı pankartlar taşıdı.

Polis, yasaklı bir örgüte destek verildiği gerekçesiyle 100’den fazla kişiyi gözaltına aldı. İngiltere hükümeti tarafından Terörle Mücadele Yasası kapsamında yasaklanan Palestine Action’ın hukuki statüsüne ilişkin temyiz süreci ise devam ediyor.

Karar Ülkede Yeni Bir Tartışma Başlattı

Dava, İngiltere’de protesto hakkı ile ulusal güvenlik arasındaki sınırların yeniden tartışılmasına yol açtı. Hükümet ve güvenlik kurumları kararı savunurken, insan hakları savunucuları ve bazı hukukçular “terör bağlantısı” değerlendirmesinin siyasi protestolar üzerinde caydırıcı etki yaratabileceği uyarısında bulunuyor.

 

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar