İngiltere’de İltica Sistemine Radikal Müdahale Hazırlığı
Birleşik Krallık İçişleri Bakanı Shabana Mahmood tarafından hazırlanan yeni Göç ve İltica Yasa Tasarısı’nın önümüzdeki hafta Avam Kamarası’na sunulması bekleniyor. Tasarı, iltica başvurusu reddedilen kişilerin daha hızlı sınır dışı edilmesini, insan hakları temelli itirazların sınırlandırılmasını ve yaş tespit süreçlerinin sıkılaştırılmasını öngörüyor.
Hükümet, mevcut sistemin kötüye kullanıldığını savunurken, muhalifler ise düzenlemelerin sığınmacıların temel haklarını zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Yeni Yorum
Tasarıdaki en dikkat çekici maddelerden biri, European Convention on Human Rights kapsamında yer alan aile hayatına saygı hakkının göç ve sınır dışı davalarında uygulanışını yeniden düzenlemek.
Mahmood daha önce yaptığı açıklamalarda, bazı kişilerin aile hayatı hakkını sınır dışı edilmeyi engellemek için kullandığını ve bunun kamuoyunun hukuk sistemine olan güvenini sarstığını öne sürmüştü. Yeni düzenleme ile bu tür başvuruların kapsamının daraltılması hedefleniyor.
Yapay Zekâ ile Yaş Tespiti Planı Endişe Yarattı
Tasarı kapsamında çocuk olduğunu iddia eden sığınmacılar için daha sıkı yaş kontrolleri getirilecek. Hükümetin yapay zekâ destekli yaş tespiti sistemleri üzerinde çalıştığı belirtilirken, çocuk hakları örgütleri bu uygulamanın ciddi riskler taşıdığını savunuyor.
Uzmanlar, yanlış değerlendirmeler sonucunda gerçek çocukların yetişkin kabul edilerek yetişkin sığınma sistemine yönlendirilebileceğini ve bunun güvenlik ile refah açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.
İltica Mahkemeleri Yerine Yeni Temyiz Mekanizması
Tasarı, mevcut bağımsız iltica temyiz sistemini kaldırarak İçişleri Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösterecek yeni bir temyiz organı oluşturulmasını da içeriyor.
Bu değişiklikle birlikte tüm hukuki itiraz yollarını tüketen kişilerin daha hızlı şekilde zorla sınır dışı edilmesinin önü açılacak. Hükümet bunun süreçleri hızlandıracağını savunurken, hukukçular ve insan hakları kuruluşları bağımsız denetimin zayıflayabileceği görüşünde.
Modern Kölelik Başvurularında Yeni Kurallar
Whitehall kaynaklarına göre tasarı, modern kölelik mağdurlarına yönelik koruma mekanizmalarında da değişiklikler içeriyor. Amaç, geç yapılan başvuruların önüne geçmek olarak açıklanıyor.
Ancak yardım kuruluşları, özellikle insan ticareti mağduru çocukların ve kırılgan bireylerin bu düzenlemeler nedeniyle destek sisteminin dışında kalabileceği uyarısında bulunuyor.
Süresiz Oturum Tartışması Devam Ediyor
Tasarıda yer almayan ancak hükümetin gündeminde bulunan bir diğer konu ise süresiz oturum izni (ILR) süresinin beş yıldan on yıla çıkarılması.
Bu değişikliğin daha sonra ikincil mevzuat yoluyla yürürlüğe girebileceği belirtiliyor. Özellikle hâlihazırda Birleşik Krallık’ta yaşayan göçmenlere geriye dönük uygulanması ihtimali, yaklaşık 100 İşçi Partisi milletvekilinin tepkisini çekmiş durumda.
Mülteci Kuruluşlarından Sert Tepki
Mülteci hakları örgütleri, tasarının yeni başbakanın göreve başlaması beklenmeden hızla parlamentoya getirilmesini eleştiriyor.
Safe Passage International CEO’su Jo Cobley, aile birleşimi haklarının kısıtlanmasının savaş ve zulüm nedeniyle parçalanmış aileleri daha da zor durumda bırakacağını söyledi. Çocuk hakları savunucuları ise özellikle refakatsiz çocuklar, modern kölelik mağdurları ve ailelerinden ayrı düşmüş gençlerin yeni düzenlemelerden olumsuz etkilenebileceğini belirtiyor.
Siyasi Dengeleri Etkileyebilir
Tasarı, İşçi Partisi içerisindeki bazı milletvekilleri, Liberal Demokratlar ve bağımsız vekiller tarafından da eleştiriliyor. Yakın dönemde başbakanlık koltuğuna oturması beklenen Andy Burnham ekibinin de tasarı hakkında bilgilendirildiği belirtiliyor.
Göç ve iltica politikalarının son yıllarda İngiliz siyasetinin en tartışmalı başlıklarından biri olduğu düşünüldüğünde, yasa tasarısının parlamentodaki görüşmeleri önümüzdeki haftalarda Westminster’daki en önemli gündem maddelerinden biri olacak.