İngiltere’de Cezaevlerinden Erken Tahliyelerde İkinci Dalga: 2 Bin Mahkûm Serbest Bırakılıyor
Cezaevlerinden Yüzlerce Mahkûm Tahliye Ediliyor
İngiltere ve Galler’de cezaevlerinin kapasite sınırlarına yaklaşması üzerine hükümetin hayata geçirdiği erken tahliye programında ikinci aşamaya geçildi.
The Guardian’ın haberine göre, yüzlerce mahkûm cezaevlerinden ayrılmaya başlarken ekim ayı boyunca yaklaşık 2 bin hükümlünün serbest bırakılması planlanıyor.
Program kapsamında önümüzdeki bir yıl içerisinde 3 bin kişinin daha aşamalı olarak tahliye edilmesi bekleniyor.
Başlangıçta 6 bin kişinin tahliye edilmesi öngörülürken Andy Burnham’ın müdahalesinin ardından bu sayı toplam 5 bine indirildi.
Adam Öldürme Suçundan Hüküm Giyenler Kapsam Dışında
Erken tahliye programının kapsamı, kamu güvenliği açısından tartışmalara neden oluyor.
Tahliye edilecekler arasında aile içi şiddet ve diğer şiddet suçlarından mahkûm edilen kişilerin bulunması dikkat çekerken, adam öldürme suçundan hüküm giyenler programın dışında tutuluyor.
Bu düzenleme nedeniyle 2019 yılında görevi başında hayatını kaybeden polis memuru Andrew Harper’ın ölümünden sorumlu tutulan hükümlüler erken tahliyeden yararlanamayacak.
Hükümet, uygulamanın cezaevlerindeki kapasite krizini hafifletmek için gerekli olduğunu savunuyor.
Cezaevlerindeki Mahkûm Sayısı Üç Ayda 1.700’den Fazla Arttı
İngiltere ve Galler’de cezaevi nüfusundaki artış, erken tahliye kararlarının temel gerekçelerinden biri olarak gösteriliyor.
Adalet Bakanlığı verilerine göre, 29 Haziran’da 85 bin 761 olan cezaevlerindeki mahkûm sayısı, 12 Ekim Pazartesi günü itibarıyla 87 bin 499’a yükseldi.
Böylece yaklaşık üç aylık dönemde mahkûm sayısı 1.738 kişi, yani yüzde 2 arttı.
Cezaevlerindeki doluluğun devam etmesi, hükümet üzerindeki kapasite baskısını artırırken erken tahliye uygulamasının sürdürülebilirliği de tartışılıyor.
Tahliye Edilenlere Elektronik Kelepçeyle Takip
Adalet Bakanlığı, erken tahliye edilen hükümlülerin sıkı denetim altında tutulacağını açıkladı.
Bakanlık, uygulamayı İngiltere tarihinin en sıkı denetim sistemlerinden biri olarak nitelendirirken elektronik izleme kapasitesinin genişletildiğini duyurdu.
Yeni yaklaşım kapsamında cezaevinden çıkan hükümlülerin elektronik takip cihazlarıyla izlenmesi esas alınacak.
Özellikle yüksek riskli cinsel suç ve şiddet suçları hükümlülerinin hareketlerini sınırlandırmak amacıyla yeni coğrafi kısıtlama bölgeleri oluşturulacak.
Bu bölgelerin, bazı hükümlülerin hareket alanını birkaç millik mesafeyle sınırlandırması hedefleniyor.
Yıl içerisinde kullanıma alınacak yeni teknolojiler sayesinde denetimli serbestlik görevlilerinin elektronik takip verilerine neredeyse anlık erişebilmesi ve kuralların ihlal edilmesi durumunda daha hızlı müdahale edebilmesi amaçlanıyor.
Denetimli Serbestlik Görevlileri Greve Hazırlanıyor
Erken tahliye uygulaması, cezaevlerinden çıkan hükümlüleri takip etmekle görevli denetimli serbestlik personelinin iş yükünü de artırdı.
Denetimli serbestlik çalışanlarını temsil eden Napo sendikası, maaşlar ve çalışma koşulları nedeniyle grev seçeneğini değerlendiriyor.
Sendika ile yürütülen ücret görüşmelerinde işveren tarafının sunduğu koşullu yüzde 5’lik son zam teklifi, sendikanın müzakere komitesi tarafından reddedildi.
Napo üyelerinin ücretler ve iş yükü konusunda grev kararı alıp almamak için 19 Ekim’de başlayacak resmî oylamaya katılması bekleniyor.
Sendika, 2022 yılından bu yana on binlerce mahkûmun erken tahliye edilmesi nedeniyle denetimli serbestlik çalışanlarının sorumluluklarının önemli ölçüde arttığını belirtiyor.
Mağdur Hakları Temsilcisinden Güvenlik Uyarısı
Hükümetin tahliye sonrası denetim sistemine ilişkin açıklamaları, mağdur hakları temsilcileri tarafından da sorgulanıyor.
İngiltere Mağdur Hakları Komiseri Claire Waxman, hükümetin uygulamanın güvenliğine ilişkin ortaya koyduğu güvenin sahadaki mevcut koşullarla henüz örtüşmediğini ifade etti.
Waxman’ın açıklamaları, özellikle şiddet suçlarının mağdurlarının korunması ve tahliye edilen hükümlülerin etkili biçimde denetlenmesi konusundaki endişeleri yeniden gündeme getirdi.
Hükümet Kapasite Kriziyle Güvenlik Endişeleri Arasında
İngiltere ve Galler’de erken tahliye programı, cezaevlerindeki aşırı doluluğu azaltmayı hedeflerken kamu güvenliği, mağdur hakları ve denetimli serbestlik sisteminin kapasitesi açısından tartışılmaya devam ediyor.
Hükümet, elektronik takip ve hareket kısıtlamalarıyla riskleri kontrol altında tutmayı amaçlıyor. Ancak sendikalar ve mağdur temsilcileri, uygulamanın başarılı olabilmesi için yeterli personel ve etkili denetim mekanizmalarının gerekli olduğuna dikkat çekiyor.
