Başbakan Starmer bazı durumlarda protestoların yasaklanabileceğini söyledi
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Filistin yanlısı yürüyüşler sonrası artan gerilim üzerine bazı protestoların tamamen yasaklanabileceğini açıkladı. BBC’ye konuşan Starmer, önceliğin protestolarda kullanılan dilin daha sıkı denetlenmesi olduğunu belirtirken, “bazı durumlarda yürüyüşlerin durdurulmasının da gerekebileceğini” ifade etti.
Golders Green Saldırısı Sonrası Gündem Değişti
Tartışmalar, Londra’nın Golders Green bölgesinde iki Yahudi erkeğe yönelik bıçaklı saldırının ardından alevlendi. Olayla ilgili 45 yaşındaki bir şüpheli cinayete teşebbüs suçlamasıyla mahkemeye çıkarılırken, polis saldırıyı terör eylemi olarak değerlendirdi. Bu gelişme, ülkede antisemitizm ve kamu güvenliği konularını yeniden gündemin merkezine taşıdı.
“Kümülatif Etki” Uyarısı
Starmer, tekrarlanan protestoların Yahudi toplumu üzerinde “kümülatif bir baskı ve korku etkisi” yarattığını söyledi. Protesto hakkını savunduğunu vurgulayan Başbakan, buna rağmen toplum güvenliği açısından yeni yetkilerin değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Çağrılar ve Tepkiler
Terör yasalarını inceleyen hukukçu Jonathan Hall, Filistin yanlısı yürüyüşlere geçici moratoryum çağrısı yaptı. İngiltere Baş Hahamı Sir Ephraim Mirvis de benzer şekilde protestoların askıya alınmasını istedi.
Ancak bu çağrılar sivil toplumdan tepki gördü. Stop the War Coalition, yürüyüşlerin antisemitik saldırılarla ilişkilendirilmesinin “yanlış” olduğunu savundu. Yeşiller Partisi’nden Zack Polanski ise hükümeti “otoriter kısıtlamalarla” suçladı.
İfade Özgürlüğü vs. Güvenlik Dengesi
İngiltere’de polis, kamu düzenini korumak adına protestolara sınırlamalar getirebiliyor. Ancak tamamen yasaklanması nadir bir uygulama ve İçişleri Bakanı onayı gerektiriyor. Nitekim geçtiğimiz ay Londra’daki bir yürüyüşün yasaklanması, 2012’den bu yana bir ilk olmuştu.
Tartışmalı Sloganlar Gündemde
Starmer, “intifadayı küreselleştirin” sloganını “tehlikeli ve ayrıştırıcı” olarak nitelendirerek cezai işlem uygulanması gerektiğini söyledi. Ancak Filistin yanlısı gruplar bu ifadeyi “barışçıl direniş çağrısı” olarak savunuyor.
İngiltere’de protesto özgürlüğü ile kamu güvenliği arasındaki dengeye ilişkin tartışmaların önümüzdeki dönemde daha da yoğunlaşması bekleniyor.