Göçmenler sahte aile içi şiddet iddialarıyla İngiltere’de kalmaya çalışıyor
İngiltere’de göçmenlik politikalarına ilişkin yeni bir tartışma, BBC tarafından yayımlanan kapsamlı bir araştırmayla gündeme geldi. Araştırmaya göre bazı göçmenler, ülkede kalabilmek için kasıtlı olarak aile içi şiddet mağduru olduklarını iddia ediyor. Bu durumun, gerçek mağdurları korumak amacıyla oluşturulan yasal sistemin suistimal edilmesine yol açtığı belirtiliyor.
Hızlı oturum hakkı tartışmanın merkezinde
İngiltere’de “Migrant Victims of Domestic Abuse Concession” kapsamında, aile içi şiddet mağduru olduğunu beyan eden göçmenlere hızlı bir şekilde oturum izni alma imkânı tanınıyor. Başvurusu kabul edilen kişiler, üç ay boyunca ülkede kalma ve sosyal desteklerden yararlanma hakkı elde ederken, ardından süresiz oturum için başvuru yapabiliyor. Bu sürecin diğer göçmenlik yollarına göre çok daha hızlı ilerlemesi, sistemin kötüye kullanılabileceği yönündeki endişeleri artırıyor.
Gizli kamera kayıtları suistimali ortaya koydu
BBC’nin gizli kamera çalışması, sistemin nasıl istismar edildiğini somut şekilde gözler önüne serdi. Londra’da gerçekleştirilen bir görüşmede, bir göçmen danışmanı 900 sterlin karşılığında sahte bir aile içi şiddet hikâyesi hazırlamayı teklif etti. Fiziksel şiddet kanıtı bulunmasa bile “psikolojik baskı” iddialarıyla başvuru yapılabileceğini anlatan danışman, birçok dosyanın bu şekilde kabul edildiğini ileri sürdü. Söz konusu kişinin lisanslı bir danışman olmaması ise denetim eksikliğini yeniden gündeme getirdi.
Başvurulardaki artış dikkat çekiyor
Resmi verilere göre, aile içi şiddet gerekçesiyle süresiz oturum başvurusu yapan göçmen sayısı son üç yılda yüzde 50’den fazla artarak yıllık 5 bin 500’ün üzerine çıktı. Başvuruların önemli bir bölümünün erkekler tarafından yapılması da dikkat çekerken, bazı dosyaların sınırlı ve doğrulanmamış kanıtlarla ilerlediği ifade ediliyor.
Mağdurların hayatı altüst oluyor
Araştırma, sahte iddiaların yalnızca sistemi değil, bireyleri de derinden etkilediğini ortaya koyuyor. İngiliz vatandaşlarının, partnerleri tarafından yapılan asılsız suçlamalar nedeniyle hukuki süreçlerle karşı karşıya kaldığı ve ciddi psikolojik travmalar yaşadığı belirtiliyor. “Aisha” takma adlı bir kadın, eski eşinin önce kendisine şiddet uyguladığını, ardından ise ülkede kalabilmek için kendisini suçladığını anlatarak yaşadığı süreci “yıllarca süren bir kabus” olarak tanımladı.
Hükümetten sert mesaj ve yeni tartışma
İngiltere İçişleri Bakanlığı, sistemin kötüye kullanılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak sahte başvuruların reddedileceğini ve sorumluların sınır dışı edileceğini açıkladı. Yetkililer ayrıca yasa dışı danışmanlık faaliyetlerine karşı da sert önlemler alınacağını belirtti. Buna karşın uzmanlar, çözümün bu hakkı kaldırmak değil, denetimleri güçlendirmek olduğunu savunuyor.
İngiltere’de göç politikaları ve çocuklu aileleri de etkileyen sosyal sistemler üzerindeki bu tartışmanın, önümüzdeki dönemde daha geniş çaplı reformlara zemin hazırlaması bekleniyor.