İngiltere, Hürmüz Boğazı Görüşmeleri İçin 35 Ülkeye Ev Sahipliği Yapacak
Orta Doğu’da tırmanan savaşın küresel enerji ve ticaret üzerindeki etkileri büyürken, Birleşik Krallık diplomatik girişimlerini hızlandırdı. Başbakan Keir Starmer, İran’ın kısmen abluka altına aldığı Hürmüz Boğazı için 35 ülkenin katılımıyla geniş kapsamlı bir uluslararası toplantı düzenleneceğini açıkladı. Zirvenin ana hedefi, küresel ticaretin can damarı olan bu kritik su yolunun yeniden güvenli hale getirilmesi.
ABD’nin davet edilmemesi dikkat çekti
Toplantıya ABD’nin doğrudan davet edilmemesi, diplomatik dengeler açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Zirveye İngiltere ve Fransa öncülük ederken; Almanya, İtalya, Hollanda, Japonya, Kanada, Avustralya ve Körfez ülkeleri gibi birçok aktör katılacak. Bu durum, Avrupa merkezli çok taraflı bir çözüm arayışının öne çıktığını gösteriyor.
1000’e yakın gemi mahsur kaldı
Hürmüz Boğazı’nın kısmen kapanması, küresel lojistikte ciddi bir darboğaz yarattı. Çatışma öncesinde dünya petrol ve doğalgaz arzının yaklaşık yüzde 20’si bu hat üzerinden taşınırken, bugün bu akış büyük ölçüde kesintiye uğramış durumda. Yaklaşık 1000 geminin bölgede mahsur kaldığı, savaşın başlamasından bu yana yalnızca 130 geminin geçiş yapabildiği bildiriliyor. Bu rakam, normalde bir günde gerçekleşen geçiş sayısına denk geliyor.
Enerji ve gıda zinciri tehdit altında
Boğaz sadece enerji değil, aynı zamanda küresel gübre ticareti açısından da kritik önemde. Dünya gübre arzının yaklaşık üçte biri bu güzergâhtan sağlanıyor. Uzmanlara göre geçişlerin aksaması, sadece petrol fiyatlarını değil, aynı zamanda küresel gıda üretimini ve enflasyonu da doğrudan etkileyebilir.
İngiltere’den askeri ve diplomatik “çift hatlı” plan
Starmer, çözüm için yalnızca diplomatik girişimlerin yeterli olmayacağını belirterek askeri planlamaların da devreye alındığını açıkladı. İngiliz askeri planlamacılarının, çatışma sonrası dönemde boğazın temizlenmesi ve güvenli geçişin sağlanması için kapsamlı senaryolar üzerinde çalışacağı ifade edildi. Ancak Starmer, bu sürecin “hızlı ve kolay olmayacağını” özellikle vurguladı.
Sektör temsilcileri: Asıl sorun güvenlik
İngiltere’de enerji ve denizcilik sektörü temsilcileriyle yapılan görüşmelerde, en büyük sorunun sigorta değil, doğrudan geçiş güvenliği olduğu belirtildi. Şirketler, boğaz yeniden açılsa bile güvenlik sağlanmadan ticari faaliyetlerin tam anlamıyla normale dönemeyeceği görüşünde.
İran’dan sert çıkış, ABD’den tehdit
İran Devrim Muhafızları, boğazın kontrolünün kendilerinde olduğunu ve “düşmanlara kapalı” kalacağını açıkladı. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, İran geri adım atmadıkça ateşkes ihtimalinin gündemde olmadığını belirterek sert bir mesaj verdi. Trump, boğaz açılmadan herhangi bir diplomatik çözümün mümkün olmayacağını savundu.
Küresel piyasalar alarmda
Yaşanan gelişmeler, küresel piyasalarda da sert dalgalanmalara yol açtı. Petrol fiyatlarında hızlı yükseliş gözlenirken, enerji arzına yönelik endişeler Avrupa ve Asya ekonomileri üzerinde baskı oluşturuyor. Uzmanlar, krizin uzaması halinde hem enerji hem de lojistik maliyetlerinin ciddi şekilde artabileceği uyarısında bulunuyor.
Kritik zirve: Dönüm noktası olabilir
İngiltere’nin ev sahipliğinde düzenlenecek zirve, sadece Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması değil, aynı zamanda küresel güç dengelerinin yeniden şekillenmesi açısından da kritik görülüyor. Diplomatik çözümün başarısı, önümüzdeki dönemde hem Orta Doğu’daki gerilimin seyri hem de dünya ekonomisinin yönü üzerinde belirleyici olacak.