İngiltere’de Enflasyon 16 Ayın En Düşük Seviyesine Geriledi
İngiltere’de yıllık enflasyon haziran ayında yüzde 2,6’ya gerileyerek son 16 ayın en düşük seviyesini gördü. Beklentilerin altında gelen veri, yeni Başbakan Andy Burnham hükümetine yaşam maliyeti krizine karşı yürüttüğü politikalar açısından önemli bir destek sağlarken, Orta Doğu’da yeniden yükselen enerji gerilimi enflasyondaki düşüşün kalıcılığı konusunda soru işaretleri oluşturdu.
Beklentilerin Altında Gelen Enflasyon Verisi
İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi’nin (ONS) açıkladığı verilere göre, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) haziran ayında yıllık bazda yüzde 2,6 arttı. Mayıs ayında yüzde 2,8 olarak ölçülen enflasyon böylece geçen yıl mart ayından bu yana en düşük seviyeye indi. Piyasalarda beklenti ise enflasyonun yüzde 2,7 seviyesinde gerçekleşmesi yönündeydi.
Verinin beklentilerin altında kalması, fiyat baskılarının yavaşlamaya devam ettiğini gösterirken, tüketiciler açısından da olumlu bir tablo ortaya koydu.
Akaryakıt ve Gıda Fiyatları Düşüşü Hızlandırdı
Enflasyondaki gerilemenin en önemli nedenleri arasında akaryakıt fiyatlarındaki düşüş öne çıktı. Küresel petrol fiyatlarının bir süre gerilemesiyle birlikte İngiltere’de benzin ve motorin fiyatları önemli ölçüde düştü. Resmi verilere göre benzinin litre fiyatı mayıs ayındaki zirvesinden yaklaşık yüzde 4 gerileyerek 152 pens seviyesine indi.
Gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarındaki yavaşlama da enflasyonu aşağı çeken diğer önemli unsur oldu. Buna karşın hizmet sektöründeki fiyat artışlarının halen yüksek seyretmesi, enflasyon baskısının tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.
Burnham Hükümeti Yaşam Maliyeti Krizine Odaklandı
Göreve yeni başlayan İşçi Partisi lideri ve Başbakan Andy Burnham, seçim kampanyasının en önemli vaatlerinden biri olan yaşam maliyeti krizini hafifletmeye yönelik adımlar atmayı sürdürüyor. Hükümet, ekim ayından itibaren konut elektrik faturalarındaki Katma Değer Vergisi’ni kaldıracağını açıkladı.
Yetkililer, bu vergi indiriminin manşet enflasyonu yaklaşık 0,1 puan aşağı çekmesini bekliyor. Kararın milyonlarca hanenin enerji faturalarında doğrudan tasarruf sağlaması hedefleniyor.
Enerji Krizi En Büyük Risk Olmayı Sürdürüyor
Ekonomistler ise mevcut düşüşün kalıcı olmayabileceği uyarısında bulunuyor. ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerilim nedeniyle petrol fiyatlarının yeniden 90 doların üzerine çıkması ve doğal gaz fiyatlarındaki yükselişin, önümüzdeki aylarda enerji maliyetlerini artırabileceği değerlendiriliyor.
Temmuz ayında yürürlüğe giren yüzde 13’lük enerji tarifesi artışının da enflasyonu yeniden yukarı yönlü etkileyebileceği belirtiliyor.
Gözler İngiltere Merkez Bankası’nda
Piyasalar şimdi İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) 30 Temmuz’da açıklayacağı faiz kararına odaklandı. Bankanın politika faizini bu toplantıda sabit bırakması beklenirken, yatırımcılar yıl sonuna kadar en az bir faiz artışı ihtimalini yüksek görüyor.
Merkez Bankası’nın enerji fiyatlarındaki yükseliş ile yavaşlayan ekonomik büyüme arasında nasıl bir denge kuracağı, önümüzdeki dönemin para politikası açısından belirleyici olacak. Düşen enflasyon kısa vadede tüketicilere nefes aldırsa da küresel enerji piyasalarındaki belirsizlik İngiltere ekonomisi üzerindeki riskleri canlı tutmaya devam ediyor.

