Londra’da metro grevleri askıya alındı, gözler Haziran’a çevrildi
İngiltere’nin başkenti Londra’da milyonlarca yolcuyu etkilemesi beklenen metro grevleri son anda askıya alındı. National Union of Rail, Maritime and Transport Workers (RMT) sendikası tarafından planlanan grevlerin, Londra genelinde ulaşım ağında ciddi aksamalara yol açması beklenirken, taraflar arasında son dakika görüşmeleri sonucu bu haftaki eylemler durduruldu.
Metro sürücülerinin Salı ve Perşembe günleri 24 saatlik greve gitmesi planlanıyordu. Grevlerin yalnızca eylem günleriyle sınırlı kalmayacağı, tren ve personel rotasyonları nedeniyle birkaç gün sürecek zincirleme ulaşım sorunlarına neden olacağı belirtiliyordu. Özellikle Circle ve Piccadilly hatları ile Metropolitan ve Central hatlarının bazı bölümlerinde hizmet verilemeyeceği açıklanmıştı.
Anlaşmazlığın merkezinde ise Londra metrosunda uygulanması planlanan “gönüllü dört günlük çalışma haftası” modeli bulunuyor. Transport for London (TfL), yeni sistemin sürücüler için iş-yaşam dengesini iyileştireceğini ve yolcular açısından hizmet güvenilirliğini artıracağını savunuyor. Ancak RMT sendikası, bunun gerçekte “dört güne sıkıştırılmış beş günlük çalışma” anlamına geldiğini öne sürüyor.
Sendika, özellikle daha uzun vardiyalar nedeniyle sürücülerde oluşabilecek yorgunluğun güvenlik riskleri yaratabileceğini belirtiyor. RMT ayrıca yeni sistemin çalışanların esnekliğini azaltabileceğini ve personel üzerinde ek baskı oluşturabileceğini savunuyor.
RMT tarafından yapılan açıklamada, işveren tarafının son anda yaklaşım değiştirdiği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:
“İşverenin tutumunu değiştirmesi sayesinde üyelerimizin yeni çalışma programlarının uygulanması, güvenlik ve yorgunlukla ilgili endişelerini daha detaylı değerlendirme fırsatı doğdu.”
Bu gelişmenin ardından 16 ve 18 Haziran’da planlanan grevler tamamen iptal edildi. Ancak sendika, anlaşmazlığın sona ermediğini belirterek 2 ve 4 Haziran için yeni grev tarihleri açıkladı. Sendika yönetimi, görüşmelerde ilerleme sağlanamaması halinde ilerleyen dönemde daha fazla grev eyleminin gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.
Londra Metrosu Müşteri Operasyonları Direktörü Nick Dent ise grevlerin askıya alınmasını memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Dent açıklamasında, önerilen sistemin tamamen gönüllülük esasına dayandığını ve sürücülere daha fazla izin imkânı sunduğunu ifade etti.
Öte yandan ASLEF sendikası ise aynı çalışma modelini destekliyor. ASLEF’e göre sisteme katılan sürücüler yılda yaklaşık 35 gün ek izin hakkı kazanabilecek. Sendika, bunun “her işçi örgütünün elde etmeye çalışması gereken türde bir anlaşma” olduğunu savundu.
Ancak metro çalışanları arasında görüş birliği bulunmuyor. Bazı sürücüler yeni sistemin cazip olduğunu düşünürken, bazı çalışanlar ise vardiyaların uzamasının fiziksel ve zihinsel yükü artıracağından endişe ediyor.
Grev ihtimali Londra’daki işletmeleri de etkiledi. Özellikle restoranlar, oteller ve turizm sektörü temsilcileri, olası ulaşım krizinin rezervasyon iptallerine yol açtığını belirtti. BusinessLDN Ulaşım Programı Direktörü Ed Richardson, grev ihtimalinin bile ekonomik zarar yarattığını ifade ederek taraflara kalıcı çözüm çağrısı yaptı.
Richardson, “Londra yoğun bir yaz dönemine hazırlanıyor. Başkentin ekonomisinin zarar görmemesi için uzun vadeli çözüm bulunması kritik önem taşıyor” dedi.
Geçmiş yıllarda yaşanan metro grevlerinde Londralıların alternatif ulaşım yöntemlerine yöneldiği görülmüştü. Özellikle bisiklet kullanımı ve elektrikli kiralık bisiklet hizmetlerinde yoğun artış yaşanmıştı. Uzmanlar, Haziran ayında yeni grevlerin gerçekleşmesi halinde benzer görüntülerin yeniden yaşanabileceğini belirtiyor.
Londra’da milyonlarca kişinin günlük yaşamını doğrudan etkileyen metro ağıyla ilgili müzakerelerin önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor.