Londra’daki dev veri merkezi tartışma yarattı: Yıllık karbon ayak izi 27 bin New York uçuşuna eşdeğer
Londra’nın dış kesiminde kurulması planlanan dev veri merkezi, enerji tüketimi ve karbon salımı nedeniyle tartışma yarattı. The Guardian’ın planlama belgelerine dayandırdığı haberine göre, North Ockendon’da kurulması planlanan East Havering Data Centre Campus, tam kapasiteye ulaştığında yılda yaklaşık 1,2 milyon ton karbondioksit eşdeğeri (CO₂e) emisyona yol açabilir. Bu miktar, Londra-New York arasında yaklaşık 27 bin uzun mesafeli uçuşun karbon ayak izine denk geliyor.
Avrupa’nın en büyüklerinden biri olacak
Digital Reef tarafından planlanan 14,7 milyar sterlinlik proje, Havering Belediyesi tarafından onaylanması halinde Avrupa’nın en büyük veri merkezlerinden biri olacak.
Yapay zekâ ve bulut bilişim sistemlerinin çalıştırılması için tasarlanan kampüsün 218 hektarlık Green Belt arazisi üzerine kurulması planlanıyor.
Şirket projeyi “geleceğin sürdürülebilir veri merkezi kampüsünü yaratmak için eşsiz bir fırsat” olarak tanımlıyor. Ancak şirketin planlama başvurusundaki değerlendirmelerde projenin, küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırmaya yönelik bilimsel yol haritası ve 2050 net sıfır hedefiyle uyumlu olmadığı belirtiliyor.
60 yılda 72 milyon ton emisyon
Planlama belgelerine göre projenin tahmini 60 yıllık ömrü boyunca 72 milyon tondan fazla CO₂e üretmesi bekleniyor.
Tam faaliyete geçtiğinde yıllık emisyonun yaklaşık 1,2 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Guardian’ın İngiltere’de planlanan veri merkezlerine ilişkin belgeler üzerinde yaptığı incelemeye göre East Havering projesi, geliştiriciler tarafından açıklanan tahmini karbon emisyonları açısından en yüksek seviyeye sahip.
Teknoloji alanında faaliyet gösteren kâr amacı gütmeyen Foxglove kuruluşundan Donald Campbell, öngörülen emisyon miktarını “şaşırtıcı” olarak nitelendirdi. Campbell, projenin İngiltere’nin karbonsuzlaşma hedefleri açısından ciddi bir risk oluşturabileceğini savundu.
Bir milyondan fazla ev kadar elektrik
Projenin enerji ihtiyacı da tartışmaların merkezinde. Digital Reef’in tahminlerine göre kampüs yüzde 50 yük seviyesinde çalıştığında yılda yaklaşık 2,65 milyar kilovatsaat elektrik tüketecek.
Ofgem verilerine göre ortalama bir İngiliz hanesi yılda yaklaşık 2 bin 500 kWh elektrik kullanıyor. Buna göre veri merkezinin elektrik ihtiyacı bir milyondan fazla İngiliz hanesinin yıllık tüketimine eşdeğer olacak.
Kampüsün elektrik ihtiyacının büyük bölümü National Grid üzerinden karşılanacak. Mevcut altyapının yeterli olmaması nedeniyle yeni trafo merkezleri ve yüksek gerilim altyapısının kurulması planlanıyor. Tam bağlantının 2033 yılına kadar tamamlanması öngörülüyor.
Bölge sakinlerinden “Green Belt katliamı” tepkisi
North Ockendon Residents Association, projenin tarım arazileri ve doğal yaşam üzerindeki etkisine karşı çıkıyor. Bölge sakinleri, 218 hektarlık Green Belt alanının kullanılmasını tarım arazileri ve yaban hayatı açısından büyük bir kayıp olarak değerlendiriyor.
İngiltere hükümeti veri merkezlerini 2024 yılında “kritik ulusal altyapı” kapsamına almıştı. Ülkedeki veri merkezlerinin 2025 başlarında toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 2,5’ini oluşturduğu tahmin edilirken, bu miktarın 2030’a kadar dört katına çıkabileceği öngörülüyor.
Yapay zekânın enerji ihtiyacı büyüyor
İngiltere elektrik şebekesi işletmecisi Neso’nun verileri de sektörün hızla büyüdüğünü gösteriyor. Veri merkezi geliştiricilerinin 2039’a kadar toplam 72,8 GW elektrik bağlantısı talep ettiği belirtiliyor. Bu rakam, İngiltere’nin geçen yılki en yüksek elektrik talebinden yaklaşık yüzde 60 daha fazla.
Artışın arkasındaki en önemli faktörlerden biri, yapay zekâ uygulamaları ve “hyperscale” veri merkezlerine yönelik küresel yatırım yarışı olarak gösteriliyor.
77,6 milyon sterlinlik karbon telafisi gündemde
Planlama belgelerinde, projenin sıfır karbon hedeflerini sahada karşılayamaması durumunda Havering Belediyesi’nin karbon dengeleme fonuna ödeme yapılabileceği belirtiliyor. Geliştirici şirket bu ödemenin yaklaşık 77,6 milyon sterlin olabileceğini hesaplıyor.
Foxglove ise veri merkezi şirketlerinin yalnızca şebekeden elektrik çekmek yerine tesislerin tüketimini karşılayacak ek yenilenebilir enerji üretimi ve depolama kapasitesi oluşturmasının zorunlu hale getirilmesi gerektiğini savunuyor.
Projenin ilk kamuoyu danışma süreci nisan ayında tamamlandı. Gelen görüşler doğrultusunda hazırlanacak revize edilmiş planın sonbaharda yeniden kamuoyunun görüşüne sunulması bekleniyor.

