Londra’da Arsa Kirası ile İlgili Bilinmesi Gerekenler
Birleşik Krallık hükümeti, Londra’da milyonlarca kişiyi etkileyen kiralık mülkiyet (leasehold) sistemi için kapsamlı bir değişikliğe hazırlanıyor. Ülkede en fazla kiralık mülke sahip şehir olan Londra’da, konutların üçte birinden fazlası bu statüde bulunuyor. Yeni reform paketiyle, yıllardır eleştirilen arsa kirası ve mülkiyet güvencesi sorunlarının hafifletilmesi hedefleniyor.
Kiralık Mülkiyet Nedir?
Kiralık mülkiyet sisteminde alıcılar, bir konutta belirli süreyle yaşama hakkını satın alıyor. Ancak bina ve altındaki arsanın mülkiyeti genellikle ayrı bir kişi ya da şirkette kalıyor. Özellikle yeni inşa edilen apartman dairelerinde yaygın olan bu modelde ev sahipleri, konut bedeline ek olarak arsa kirası ve yıllık hizmet bedeli ödemek zorunda kalıyor. Bu ücretler zaman içinde artabildiği için, birçok kişi mülkünü satmakta veya finansal planlama yapmakta zorlanıyor.
Arsa Kirasına 250 Sterlin Tavanı
Hükümetin hazırladığı Ortak Mülkiyet ve Kiralık Mülkiyet Reformu Yasa Tasarısı’na göre, tüm kiralık mülkler için yıllık arsa kirası 250 sterlinle sınırlandırılacak. 40 yıl içinde bu tutarın fiilen sembolik bir seviyeye, yani sıfıra indirilmesi planlanıyor. Düzenleme, Parlamento’daki incelemelerin ardından 2028 sonuna doğru yürürlüğe girebilir.
Hizmet Bedellerinde Şeffaflık
Reform, arsa kirasını sınırlarken hizmet bedellerini tamamen kaldırmıyor. Ancak hükümet, bu bedellerin nasıl belirlendiği ve nereye harcandığı konusunda daha fazla şeffaflık sağlanacağını duyurdu. Kiracılar, haksız veya fahiş maliyetlere daha kolay itiraz edebilecek. Ayrıca, 350 sterlin gibi düşük borçlar nedeniyle evlere el konulmasının önüne geçilmesi için mahkeme denetimli yeni bir sistem getirilecek.
Yeni Dairelerde Leasehold Dönemi Sona Eriyor
Tasarı kapsamında geliştiricilerin, yeni daireleri kiralık mülkiyet esasına göre satmaları yasaklanacak. Mevcut kiracılar için ise ortak mülkiyete (freehold veya commonhold) geçişi kolaylaştıracak düzenlemeler planlanıyor. Bu adımın, uzun vadede sistemin kökten dönüşümüne zemin hazırlaması bekleniyor.
Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan, reformu açıkça destekleyerek, düzenlemenin milyonlarca kiracının yaşam maliyetlerini düşüreceğini ve konutlar üzerindeki kontrol duygusunu güçlendireceğini söyledi. Uzmanlara göre bu değişiklikler, Londra’daki konut piyasasında daha öngörülebilir maliyetler, daha güçlü tüketici hakları ve uzun vadede daha adil bir mülkiyet yapısı anlamına geliyor.