Birleşik Krallık Bir Başbakanını Daha mı Kaybediyor?
Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, hükümetinin göreve gelmesinden yalnızca 18 ay sonra ciddi bir siyasi krizle karşı karşıya. En yakın danışmanı Morgan McSweeney’nin istifasıyla birlikte, Starmer’ın liderliği etrafındaki tartışmalar daha da büyüdü.
Henüz İşçi Partisi içinde açık bir isyan başlamış olmasa da Westminster kulislerinde birçok siyasetçi ve yorumcu, Starmer’ın görev süresinin sona yaklaştığı görüşünde birleşiyor.
Krizin Kıvılcımı: Epstein Dosyaları
Krizin merkezinde, ABD’de yayımlanan Epstein dosyaları bulunuyor. Belgelerde, eski İngiltere ABD Büyükelçisi ve İşçi Partisi’nin önde gelen isimlerinden Peter Mandelson’ın, Jeffrey Epstein ile düşünüldüğünden çok daha yakın ilişkiler içinde olduğu ortaya çıktı.
Mandelson, geçtiğimiz yıl bu bağlantılar gündeme gelince görevinden ayrılmıştı. Ancak yeni yayımlanan belgelerde, iki isim arasındaki ilişkinin daha derin olduğu ve Mandelson’ın geçmişte hassas ekonomik bilgiler paylaştığı iddiaları kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Skandal, İngiliz siyasetinde “ihanet” ve “güven kaybı” gibi sert ifadelerin gündeme gelmesine neden oldu.
Starmer İçin Asıl Darbe: En Yakın Danışmanın İstifası
Morgan McSweeney, Starmer’ın iktidara gelişindeki en önemli stratejist olarak görülüyordu. İşçi Partisi’nin seçim zaferinin mimarı kabul edilen McSweeney, başbakanın en güvendiği isimlerden biriydi.
İstifasında, Mandelson’ın atanmasını kendisinin önerdiğini ve bunun yanlış bir karar olduğunu belirterek sorumluluğu üstlendi.
Ancak birçok gözlemciye göre bu istifa, Starmer’ı korumaktan çok daha yalnız bıraktı. Başbakan artık siyasi olarak en güçlü destek hattını kaybetmiş durumda.
Parti İçinde İlk Açık İstifa Çağrısı
Uzun süre kamuoyu önünde sessiz kalan parti içi muhalefet, İskoç İşçi Partisi lideri Anas Sarwar’ın Starmer’ın istifa etmesi gerektiğini söylemesiyle ilk kez açık bir çıkış yaptı.
Sarwar, Downing Street’te liderlik değişiminin gerekli olduğunu savundu. Ancak kısa süre sonra Starmer’ın kabinesindeki birçok bakan kamuoyu önünde başbakana destek açıklaması yaptı.
Bu durum, partide henüz toplu bir liderlik hareketinin başlamadığını gösteriyor.
Starmer Neden Bu Kadar Baskı Altında?
Guardian yorumcularına göre Starmer’ın siyasi kimliği de bu krizden etkileniyor. Starmer, hukuk kariyerinde ve siyasi yaşamında özellikle kadınları şiddet ve istismardan koruma konularında güçlü bir profil çizmişti.
Epstein skandalının gölgesinde yaşanan gelişmeler, onun kişisel ve siyasi duruşuyla da çelişir hale gelmiş görünüyor.
Parti İçinde Güçlü Bir Halef Yok
Starmer’ın görevden ayrılması halinde yerine kimin geçeceği ise belirsiz. Bir dönem başbakan yardımcılığı yapan Angela Rayner, parti içi sol kanadın potansiyel adayı olarak görülüyor ancak kendi siyasi sorunları nedeniyle güçlü bir seçenek olarak görülmüyor.
Sağlık Bakanı Wes Streeting ise parti içindeki sağ kanadın öne çıkan isimlerinden biri olsa da, kamuoyunda tartışmalı bir figür olmaya devam ediyor.
Bu nedenle birçok milletvekili, net bir alternatif ortaya çıkmadan liderlik değişimine mesafeli duruyor.
Kaderini Yerel Seçimler Belirleyebilir
Starmer’ın siyasi geleceği büyük ölçüde yaklaşan yerel ve bölgesel seçim sonuçlarına bağlı. İskoçya ve Galler’deki parlamento seçimleri ile İngiltere genelindeki yerel seçimlerde İşçi Partisi kötü bir performans gösterirse, liderlik tartışmaları hızla büyüyebilir.
Bu durumda parti içindeki muhalif isimlerin açık şekilde harekete geçmesi ve liderlik yarışının başlaması olası görülüyor.
Şu an için İşçi Partisi yönetimi Starmer’ın arkasında duruyor. Ancak siyasi gözlemcilere göre başbakanın hareket alanı giderek daralıyor.