Londra’da Ramazan Dayanışması! Sufra Gıda Bankası’ndan 60 Bin Ücretsiz İftar Yemeği
Londra’nın kuzeybatısında faaliyet gösteren Sufra Gıda Bankası, Ramazan ayı boyunca ihtiyaç sahiplerine yönelik dikkat çekici bir dayanışma çalışması yürütüyor. Brent bölgesindeki kuruluş, kutsal ay boyunca her akşam ücretsiz iftar yemeği dağıtarak Ramazan Bayramı öncesine kadar toplam 60 bin öğüne ulaşmayı hedefliyor. Kurum, sadece gıda desteği sunmakla kalmıyor, aynı zamanda farklı inançlardan ve geçmişlerden insanları aynı sofrada buluşturan bir topluluk alanı oluşturuyor.
Topluluk mutfağı iftar sofrasına dönüştü
Pitfield Way’de bulunan Sufra’nın topluluk mutfağı, her akşam evsizlere, yalnız yaşayanlara, maddi zorluk çeken ailelere ve arkadaşlık arayan kişilere kapılarını açıyor. Ramazan süresince bu hizmet, her inançtan insanın davetli olduğu bir iftar sofrasına dönüştürüldü.
Sufra yöneticisi Fahim Dahya, Brent’in ülkenin en çeşitli ve çok kültürlü bölgelerinden biri olduğunu ancak buna rağmen ayrımcılık, kültürel önyargılar ve ırkçılığın hâlâ varlığını sürdürdüğünü söyledi. Dahya, bu nedenle komşuluk bağlarını güçlendiren ve insanları bir araya getiren bu tür girişimlerin büyük önem taşıdığını vurguladı.
“Restoranda 20 sterline yenebilecek kalitede”
Sufra’nın sunduğu iftar yemekleri, klasik bir aşevi anlayışının ötesine geçiyor. Kuruluş, konuklarına yüksek kaliteli şefler tarafından hazırlanan üç çeşit yemek servis ediyor. Ev yapımı tatlıların da yer aldığı menülerin, bir restoranda yaklaşık 20 sterline alınabilecek kaliteye sahip olduğu ifade ediliyor.
Fahim Dahya, insanların yalnızca karınlarını doyurmak için değil, aynı zamanda saygı ve onur duygusunu koruyarak hizmet almaları için özen gösterdiklerini belirtti. Ona göre bu yaklaşım, toplumsal bağların güçlenmesine doğrudan katkı sağlıyor.
200’den fazla gönüllü görev yapıyor
Sufra’da hizmetlerin yürütülmesinde 200’den fazla aktif gönüllü rol alıyor. Gönüllüler, mutfağa gelen herkese “misafir” gibi davranarak sıcak ve saygılı bir ortam oluşturmaya çalışıyor.
Merkezi ziyaret eden Colin, ilk günden bu yana topluluğun kendisine çok sıcak davrandığını, ortamın dostane ve ilgili olduğunu söyledi. Uzun süredir buraya gelen Michael ise Sufra’da bir destek ağı bulduğunu belirterek, özellikle Covid sonrası yaşadığı kaygı ve izolasyon dönemini atlatmasında bu ortamın büyük rol oynadığını anlattı. Başka bir ziyaretçi olan Mara ise topluluk mutfağını üç kelimeyle özetledi: “Yemekler, insanlar ve atmosfer.”
“Burası tipik bir aşevi değil”
Altı aydır gönüllü olarak çalışan Mohamed, Sufra’daki deneyimini hayatının en güzel bölümlerinden biri olarak tanımladı. Mohamed’e göre burayı özel kılan şey, gelen kişilere yalnızca yemek verilmesi değil; aynı zamanda onlara saygıyla hizmet edilmesi ve normalleşme hissi kazandırılması.
Beş buçuk yıldır gönüllü olan Shalini de merkezin özellikle savunmasız bireyler, yalnız yaşayanlar ve kendini izole hisseden kişiler için güvenli ve kapsayıcı bir alan sunduğunu dile getirdi.
Ramazan için özel bağış kampanyası başlatıldı
Sufra, 2026 Ramazanı için ayrıca “Ramazan Bağış Takvimi” adı verilen özel bir kampanya da başlattı. Bu kampanya kapsamında bağışçılardan, her gün belirlenen bir ürünü bir kutuya eklemeleri isteniyor. Konserve fasulye, kahvaltılık tahıl veya bebek bezi gibi temel ihtiyaç ürünleriyle dolacak kutular, Ramazan sonunda ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılacak.
Bu girişim, yalnızca günlük iftar sofralarını değil, bayram öncesi ailelerin temel ihtiyaçlarını da karşılamayı amaçlıyor.
Ramazanın ruhunu yansıtan örnek proje
Sufra’nın yürüttüğü bu çalışma, Ramazan ayının yalnızca ibadet değil, aynı zamanda paylaşma, dayanışma ve toplumsal yakınlaşma dönemi olduğunu bir kez daha gösteriyor. Londra gibi büyük ve kozmopolit bir şehirde, farklı toplulukları aynı masa etrafında buluşturan bu tür projeler, sosyal bağların güçlenmesi açısından önemli bir örnek olarak öne çıkıyor.