İngiltere’de aile birleşimi krizi: 16 binden fazla mülteci yakınlarına kavuşamıyor
İngiltere’de geçen yıl askıya alınan mülteci aile birleşimi programı nedeniyle 16 binden fazla kişinin ülkedeki yakınlarıyla bir araya gelemediği ortaya çıktı. Mülteci Konseyi’nin yayımladığı yeni rapor, uygulamanın binlerce kadını ve çocuğu savaş bölgelerinde mahsur bıraktığını ya da insan kaçakçılarının eline düşme riskiyle karşı karşıya bıraktığını ortaya koyarken, insan hakları örgütleri hükümete uygulamayı acilen yeniden başlatma çağrısı yaptı.
10 ayda 16 binden fazla başvuru engellendi
İngiltere hükümeti, geçen yıl eylül ayında mülteci aile birleşimi başvurularını geçici olarak durdurmuştu. Daha önce mülteci statüsü kazanan kişilerin eşleri ve 18 yaşından küçük çocukları bu program sayesinde güvenli ve yasal yollarla İngiltere’ye gelebiliyordu.
Mülteci Konseyi’nin İçişleri Bakanlığı verilerine dayandırdığı hesaplamaya göre, askıya alma kararının yürürlükte kaldığı son 10 ayda yaklaşık 16 bin 300 kişi bu haktan yararlanamadı. Bunların yaklaşık 9 bin 273’ünü çocuklar, 5 bin 835’ini ise kadınlar oluşturuyor.
Aileler savaş bölgelerinde ayrı kaldı
Programın yeniden açılacağı yönünde daha önce bahar ayları işaret edilmesine rağmen hükümetten henüz resmi bir açıklama gelmedi. Bu durum, çatışma bölgelerinde bulunan binlerce aile için belirsizliği artırdı.
Guardian’a konuşan İranlı bir mülteci kadın, kendisi ve iki çocuğunun yıllar süren sığınma sürecinin ardından İngiltere’de koruma hakkı kazandığını ancak eşinin hâlâ İran’da mahsur kaldığını anlattı.
Kadın, başvurularının İçişleri Bakanlığı tarafından daha hızlı değerlendirilmesi halinde aile birleşimi yasağından önce eşini İngiltere’ye getirebileceğini belirterek, “Eşimin hâlâ İran’da tehlike altında olduğunu bilmek dayanılmaz. Bu durum aileleri acımasızca parçalıyor ve temel bir insan hakkını ihlal ediyor.” ifadelerini kullandı.
“Güvenli yollar kapanınca kaçakçılar devreye giriyor”
Mülteci Konseyi Dış İlişkiler Direktörü Imran Hussain, güvenli ve yasal göç yollarının hayat kurtardığını vurgulayarak, aile birleşiminin durdurulmasının özellikle Sudan ve Afganistan gibi çatışma bölgelerinden kaçan kadın ve çocukları insan kaçakçılarının ağına ittiğini söyledi.
Hussain, “Hiçbir anne ya da baba, geride kaldıkları tehlike denizde karşılaşacakları riskten daha büyük olmadığı sürece çocuğunu küçük bir tekneye bindirmez.” diyerek hükümete mevcut aile birleşimi sistemini yeniden başlatma çağrısında bulundu.
Yeni programlar sınırlı sayıda kişiye ulaşacak
İngiltere hükümeti, aile birleşiminin yerine topluluk sponsorluğu, çalışma ve eğitim temelli yeni güvenli göç yolları oluşturacağını duyurdu. Ancak İçişleri Bakanlığı kaynakları, yaklaşık on yıldır uygulanan topluluk sponsorluğu programıyla bugüne kadar yalnızca 1.000 mültecinin ülkeye kabul edildiğini, yeni programların ise başlangıçta sadece birkaç yüz kişiyi kapsayacağını belirtti.
Uzmanlar, bu rakamların aile birleşimi programının oluşturduğu boşluğu doldurmaya yetmeyeceğini savunuyor.
Hükümet: Kurallar daha da sıkılaşacak
İçişleri Bakanlığı ise hazırlanan yeni Göç ve İltica Yasası kapsamında iltica sisteminin kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla insan hakları mevzuatında değişiklik yapılacağını açıkladı.
Bakanlık, sonbaharda yeni güvenli ve yasal göç yollarının devreye alınacağını doğrularken, aile birleşiminin artık otomatik bir hak olmayacağını, İngiltere’ye aile üyelerini getirmek isteyen kişilerin çok daha sıkı kriterleri karşılamak zorunda kalacağını bildirdi.
İnsan hakları kuruluşları ise yeni düzenlemelerin ailelerin bir araya gelmesini daha da zorlaştıracağı uyarısında bulunuyor.