İngiltere’de skandal iddia: Yapay zekanın uydurduğu belgeyle iltica başvurusu reddedildi
İngiltere’de bir üst mahkeme hakimi, İçişleri Bakanlığı’nın Faslı bir kadının iltica başvurusunu reddederken var olmayan bir resmi belgeye dayandığını ve bunun “yapay zekâ halüsinasyonu” sonucu ortaya çıkmış olabileceğini belirterek dikkat çeken bir karara imza attı. Mahkeme, iddia edilen belgenin hiçbir resmi kayıtta bulunamadığını ortaya koyarken, olay kamu kurumlarında yapay zekâ kullanımına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Şiddetten kaçan kadın İngiltere’ye sığındı
Davanın merkezinde, zorla evlendirildiğini, cinsel saldırıya uğradığını ve suç geçmişi bulunan eşi tarafından öldürülmekten korktuğunu belirterek çocuğuyla birlikte İngiltere’ye sığınan Faslı bir kadın bulunuyor.
Kadın, ülkesine geri gönderilmesi halinde ciddi bir yaşam tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını savundu. Ancak İçişleri Bakanlığı, Fas’ın kadın için güvenli bir ülke olduğu değerlendirmesiyle iltica talebini reddetti.
Kararın dayanağı olan belge ortadan kayboldu
Ret kararında, “Ülke Politikası Bilgi Notu (CPIN)” adı verilen ve resmi değerlendirmelerde sıkça başvurulan bir belgeye atıf yapıldı. Ancak dava üst mahkemeye taşındığında bu belgenin ne kamu kayıtlarında ne de İçişleri Bakanlığı’nın ilgili birimlerinde bulunabildiği ortaya çıktı.
Üst mahkeme hakimi, kararında söz konusu CPIN’in büyük ihtimalle hiçbir zaman var olmadığını ifade ederek bunun son derece ciddi bir sorun oluşturduğunu vurguladı.
“Yapay zekâ halüsinasyonu olabilir”
Hakim, İçişleri Bakanlığı’nın ret mektubunu inceledikten sonra metnin yapay zekâ kullanımını düşündüren belirgin özellikler taşıdığı değerlendirmesinde bulundu.
Kararda, mektupta yer alan “Fas Temmuz 2021” tarihli bilgi notuna yapılan atıfların yapay zekânın gerçekte bulunmayan kaynaklar üretmesi anlamına gelen “halüsinasyon” sonucu oluşmuş olabileceği belirtildi.
Hakim, bunun doğru olması halinde İçişleri Bakanlığı açısından “son derece ciddi bir kurumsal başarısızlık” anlamına geleceğini ifade etti.
“Sahte delile dayanmakla eşdeğer”
Mahkeme kararında en dikkat çeken ifadelerden biri ise, mevcut olmayan bir belgeye dayanılarak karar verilmesinin “sahte delile dayanılmasına benzediği” yönündeki değerlendirme oldu.
Hakim, bu durumun yalnızca teknik bir hata olarak görülemeyeceğini, yargı sürecinin güvenilirliğini doğrudan etkileyen ciddi bir usulsüzlük niteliği taşıdığını belirtti.
İçişleri Bakanlığı farklı belge sundu
Guardian’ın soruları üzerine İçişleri Bakanlığı önce erişilemeyen bir bağlantı paylaştı, ardından ise dava dosyasında belirtilen CPIN yerine kurum içinde kullanılan ve kamuoyuna açık olmayan farklı bir “Ülke Bilgi Notu (CIN)” sundu.
Ancak bu iç belge de Fas’ın, zorla evlendirilen ve aile içi şiddete maruz kalan kadınlar için güvenli bir ülke olduğu sonucuna varmıyor.
Belgede ayrıca 2018 yılında yaklaşık 40 bin çocuk evliliğine istisna tanındığı, evlilik içi tecavüzün açık biçimde suç sayılmadığı ve şikâyette bulunan kadınların bazı durumlarda cezai yaptırımlarla karşılaşabileceği bilgileri yer alıyor.
Dava sürüyor
İçişleri Bakanlığı, mahkemenin talep ettiği ek bilgileri sunabileceklerini belirtirken, hükümet sözcüsü iltica başvurularının güncel deliller ışığında ve her dosyanın kendi koşulları dikkate alınarak değerlendirildiğini savundu.
Faslı kadının iltica davası ise üst mahkemede görülmeye devam ediyor. Kararın, İngiltere’de kamu kurumlarında yapay zekâ kullanımına ilişkin denetim mekanizmaları ve resmi karar süreçlerinin güvenilirliği konusunda yeni tartışmalar başlatması bekleniyor.
