Jamaikalı yetkililer kölelik tazminatı dilekçesini Kral Charles’a sunmak üzere İngiltere’de
Jamaika, transatlantik köle ticaretinin ve sömürge döneminin günümüze uzanan sonuçları nedeniyle İngiltere’den tazminat talebini yeni bir aşamaya taşıyor. Jamaika Kültür Bakanı Olivia Grange başkanlığındaki heyet, kölelik tazminatlarına ilişkin resmi dilekçeyi Jamaika’nın devlet başkanı konumundaki Kral III. Charles’a sunmak üzere İngiltere’ye geldi. Dilekçede, köleleştirilen Afrikalıların Jamaika’ya zorla götürülmesinin hukuki niteliğinin incelenmesi isteniyor.
Jamaika heyeti Londra’ya geldi
Jamaika Kültür Bakanı Olivia Grange, ülkenin Ulusal Tazminat Konseyi üyeleriyle birlikte hafta sonunda Londra’ya geldi. Heyetin hazırladığı dilekçenin pazartesi günü Kral III. Charles’a sunulması planlanıyor.
Jamaika, İngiliz monarşisini devlet başkanlığı makamında tutmaya devam ettiği için dilekçe doğrudan Kral Charles’a yöneltiliyor.
Grange, kölelik döneminden miras kalan ekonomik ve toplumsal sorunların Jamaika’yı bugün de olumsuz etkilediğini savundu. Ülkenin karşı karşıya olduğu modern sorunlarla mücadele kapasitesinin de bu tarihsel mirastan etkilendiğini belirtti.
Kral Charles’tan hukuki görüş talep etmesi isteniyor
İlk kez Haziran 2025’te duyurulan dilekçede Kral Charles’tan yetkisini kullanarak Londra merkezli Privy Council’ın Yargı Komitesi’nden hukuki görüş istemesi talep ediliyor.
Jamaika özellikle üç temel hukuki soruya yanıt arıyor: Afrikalıların zorla Jamaika’ya taşınmasının hukuka uygun olup olmadığı, bunun insanlığa karşı suç oluşturup oluşturmadığı ve İngiltere’nin kölelik ile köleliğin kalıcı sonuçları nedeniyle Jamaika’ya tazmin veya telafi sağlama yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı.
Grange, bu sorulara verilecek hukuki yanıtların Jamaika’nın tazminat talebinin ilerletilmesi açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi.
12,5 milyondan fazla Afrikalı zorla taşındı
- ve 19. yüzyıllar arasında 12,5 milyondan fazla Afrikalı, transatlantik köle ticareti kapsamında kaçırılarak Amerika kıtasına zorla götürüldü ve köleleştirildi.
Jamaika, Karayipler’de köleliğin sonuçlarına yönelik resmi bir tazminat mekanizması oluşturan ilk ülkelerden biri oldu. Ülkede Ulusal Tazminat Konseyi 2009 yılında kuruldu.
Grange, köleliğin yalnızca geçmişte yaşanmış bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak etkilerinin eğitimden sağlığa, beslenme alışkanlıklarından ekonomik kalkınmaya kadar birçok alanda devam ettiğini söyledi.
“Köleliğin mirası ülkemizi hâlâ etkiliyor”
Jamaikalı Bakan, kölelikten kalan sistemlerin ülkenin ve halkın gelişimini hâlâ sınırladığını belirtti.
Grange, Jamaika’nın doğal afetler gibi büyük krizlere karşı dirençli bir ülke olduğunu ancak tarihsel eşitsizliklerin bugünkü sorunlarla mücadeleyi daha da zorlaştırdığını söyledi.
Özellikle iklim krizinin Karayip ülkeleri üzerindeki etkilerine dikkat çeken Grange, geçmişten miras kalan ekonomik dezavantajların ülkelerin afetlere ve diğer modern krizlere karşı kaynak yaratma kapasitesini sınırladığını savundu.
Karayipler tazminat talebini uluslararası gündeme taşıyor
Jamaika’nın girişimi, Karayip ülkelerinin kölelik için tazminat taleplerini daha güçlü şekilde uluslararası gündeme taşıdığı bir dönemde gerçekleşiyor.
Karayipler’deki tazminat hareketinin önde gelen isimlerinden Ralph Gonsalves, Avrupa ülkelerinin Afrikalıların köleleştirilmesinden ekonomik olarak yararlandığını ve bugün görülen kalkınma sorunlarının tarihsel kökenlerinin bu döneme kadar uzandığını savundu.
Jamaika heyetinin İngiltere ziyareti de daha geniş bir diplomatik kampanyanın parçası olarak görülüyor.
Bu ay Barbados’ta Karayipler tazminat konferansının düzenlenmesi planlanırken, konu eylül ayı sonunda yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda da gündeme getirilecek. Kasım ayında Antigua’da gerçekleştirilecek Commonwealth Hükümet Başkanları Toplantısı da tazminat tartışmaları açısından önemli bir platform olacak. Kral Charles’ın da bu toplantıya katılması bekleniyor.
123 ülke BM kararına destek verdi
Kölelik ve tazminat tartışmaları 2026 yılında uluslararası düzeyde de ivme kazandı.
Mart ayında 123 ülke, köleleştirmeyi insanlığa karşı en ağır suçlardan biri olarak tanımlayan önemli bir Birleşmiş Milletler kararına destek verdi. İngiltere ise oylamada çekimser kalan Avrupa ülkeleri arasında yer aldı.
Haziran ayında Karayip ülkeleri tazminat taleplerinin “ahlaki, etik ve hukuki” gerekçelerini ortaya koyan bir manifesto yayımladı.
Ağustos ayında ise BM Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi, ülkelerin transatlantik köle ticareti nedeniyle tazminat konusunu değerlendirmek ve ırk ayrımcılığının devam eden etkilerini gidermek için önlemler almak konusunda hukuki yükümlülükleri bulunduğunu bildirdi.
Buckingham Sarayı’ndan açıklama
Buckingham Sarayı da Jamaika’nın girişimiyle ilgili açıklama yaptı. Saray sözcüsü, Kral Charles’ın kölelik konusunun daha iyi anlaşılmasını teşvik etmeye ve tarihsel yanlışların günümüz toplumlarının yararına olacak şekilde ele alınmasının yollarını bulmaya yönelik kişisel bağlılığını birçok kez dile getirdiğini belirtti.
Ancak açıklamada Jamaika’nın tazminat talebine ilişkin doğrudan bir taahhütte bulunulmadı.
İngiliz milletvekilleriyle de görüşecekler
Jamaika heyeti İngiltere ziyareti kapsamında Brixton’da köleliğin kurbanlarını anmak amacıyla düzenlenen bir kilise ayinine de katıldı.
Heyetin hafta içerisinde İngiliz milletvekilleriyle görüşmeler gerçekleştirmesi planlanıyor. Ayrıca British Museum’a yapılacak ziyarette Jamaika’ya ait kültürel eserlerin ülkeye geri gönderilmesi konusu ele alınacak.
Grange, tazminat arayışının yalnızca maddi bir mesele olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak sürecin tarihsel adalet, karşılıklı saygı ve toplumların birlikte yaşayabilmesi açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
