İngiltere’deki öğrencilerden PISA sıralamasında büyük başarı
OECD’nin uluslararası PISA araştırmasına göre İngiltere’deki 15 yaşındaki öğrenciler matematik, okuma ve fen bilimlerinde birçok ülkedeki akranlarını geride bıraktı. Dünyanın büyük bölümünde öğrenci performansı gerilerken İngiltere’nin sonuçlarını koruması, Birleşik Krallık’ın uluslararası sıralamada ilk 10’a yükselmesine katkı sağladı. OECD ise özellikle akıllı telefonlar ve dijital dikkat dağıtıcıların akademik becerileri olumsuz etkilediği uyarısında bulundu.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı PISA kapsamında geçen yıl 91 ülke ve bölgeden yaklaşık 760 bin 15 yaşındaki öğrenci sınava girdi.
Sonuçlar, OECD ülkelerinin büyük bölümünde matematik, okuma ve fen performansının önceki yıllara kıyasla düştüğünü ortaya koydu. İngiltere ise performansını büyük ölçüde koruyan az sayıdaki ülkeden biri oldu.
İngiltere ilk 10’a yükseldi
İngiltere’de öğrencilerin istikrarlı sonuçları, diğer birçok ülkenin puan kaybetmesiyle birlikte Birleşik Krallık’ın uluslararası sıralamada ilk 10 arasına yükselmesine yardımcı oldu.
Buna karşılık İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’nın sonuçlarında önceki dönemlere göre küçük düşüşler kaydedildi.
İngiltere’nin en dikkat çekici ilerlemesi fen bilimlerinde görülürken, uluslararası karşılaştırmada en güçlü alanlardan biri okuma oldu.
Okumada ABD, Fransa ve Finlandiya’yı geride bıraktı
İngiltere’nin okuma performansı Avustralya, ABD, Finlandiya ve Fransa’nın üzerinde gerçekleşti.
Bu alanda yalnızca Singapur, Tayvan ile Çin’in Pekin, Şanghay, Jiangsu ve Zhejiang bölgelerinin öğrencileri İngiltere’den istatistiksel olarak belirgin biçimde daha yüksek performans gösterdi.
University College London’dan Prof. Mary Richardson, uluslararası düzeyde okuma performansının gerilemesine rağmen İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda’daki 15 yaş grubunun 2022’deki seviyesini koruduğunu belirtti.
Richardson ayrıca matematik ve fen bilimlerinde özellikle İngiltere ve Kuzey İrlanda’nın uluslararası ortalamanın üzerinde sonuçlar elde ettiğini söyledi.
Bakanlık: Olumlu sonuçların üzerine çıkacağız
İngiltere Okullar Bakanı Georgia Gould, sonuçları olumlu olarak değerlendirdi.
Gould, hükümetin tüm gençlerin okuldan güçlü okuryazarlık ve matematik becerileriyle ayrılmasını hedeflediğini belirterek mevcut başarıların daha ileri taşınacağını söyledi.
Ancak Gould, İngiltere eğitim sisteminin geliştirilmesi gereken yönleri bulunduğunu da kabul etti. Bunların başında öğrencilerin okula aidiyet duygusu ve okula verdikleri değer geliyor.
Bakan, bir sonraki ilerlemenin öğrencilerin okula daha fazla ilgi duyması ve eğitim sürecine daha güçlü şekilde katılmasıyla mümkün olacağını ifade etti.
Muhalefetten hükümete eğitim politikası eleştirisi
Muhafazakâr Parti’nin gölge eğitim bakanı Laura Trott ise sonuçların akademik ağırlıklı eğitim yaklaşımının başarılı olduğunu gösterdiğini savundu.
Trott, hükümetin akademik standartlardan uzaklaşmasının yanlış olacağını belirterek eğitimde akademik başarının fırsat eşitliğini artırdığını öne sürdü.
Muhalefete göre standartların düşürülmesi özellikle dezavantajlı öğrencileri olumsuz etkileyebilir.
OECD’den dünya geneli için karamsar tablo
İngiltere’nin sonuçları olumlu olsa da OECD’nin küresel değerlendirmesi çok daha karamsar.
Kuruluş, birçok ülkede öğrenme sonuçlarının durağanlaştığını veya gerilediğini ve bazı ülkelerde bu eğilimin on yıldan uzun süredir devam ettiğini belirtti.
En büyük endişelerden biri okuma becerilerindeki düşüş.
OECD ülkelerinde ortalama okuma puanlarının 2018’den bu yana çift haneli seviyede gerilediği bildirildi.
OECD’nin değerlendirmesine göre 2025 yılında 15 yaşındaki öğrencilerin çoğunluğu, geçmişte 14 yaşındaki öğrencilerden beklenen seviyeye yakın bir performans gösterdi.
“Sorun yalnızca pandemiden kaynaklanmıyor”
Covid-19 pandemisi son yıllardaki eğitim kayıplarının başlıca nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Ancak OECD, okuma becerilerindeki gerilemenin pandemi başlamadan önce ortaya çıktığına dikkat çekti.
OECD Eğitim ve Beceriler Direktörü Andreas Schleicher, uzun vadeli düşüşün eğitim sistemlerindeki daha derin yapısal sorunları işaret ettiğini söyledi.
Bunlar arasında öğrencilerin okumaya yönelik tutumlarının değişmesi, okul devamsızlığının artması ve dijital teknolojilerin yarattığı dikkat dağınıklığı bulunuyor.
Sosyal medya ve dijital okuma mercek altında
OECD’nin üzerinde özellikle durduğu konulardan biri öğrencilerin dijital cihazlarla ilişkisi oldu.
Schleicher, öğrencilerin keyif amacıyla kitap ve uzun metin okuma oranlarının azalmasının yanı sıra dijital okuma alışkanlıklarının da sonuçları etkileyebileceğini söyledi.
Sosyal medya akışlarında içeriklerin hızla taranması ve bilginin kısa parçalar halinde tüketilmesinin, öğrencilerin karmaşık ve uzun metinlere yoğunlaşma becerisini zayıflatabileceği değerlendiriliyor.
OECD, dijital ortamların eğitim açısından tamamen olumsuz olmadığını, cihazların doğru kullanıldığında öğrenmeye katkı sağlayabileceğini de vurguladı.
Okulda telefon kullanımı başarıyı düşürebilir
Araştırmada dikkat çeken bulgulardan biri de öğrencilerin okulda dijital cihazları eğlence amacıyla kullanmasıyla akademik performans arasındaki ilişki oldu.
OECD’ye göre okul saatlerinde cihazların kişisel veya eğlence amaçlı kullanımına izin verilen ülkelerde öğrencilerin performansı “önemli ölçüde daha düşük” çıktı.
Schleicher, özellikle kullanıcıların dikkatini mümkün olduğunca uzun süre üzerinde tutacak şekilde tasarlanan akıllı telefonların, öğrencilerin uzun süreli akademik konsantrasyonuyla ne ölçüde uyumlu olduğunun sorgulanması gerektiğini söyledi.
İskoçya’da tablo daha zayıf
İskoçya hükümeti için hazırlanan ayrı değerlendirmede ise 2025 sonuçlarının “karma ancak daha olumlu bir tablo” sunduğu belirtildi.
Fen, matematik ve okuma sonuçları 2022’ye kıyasla büyük ölçüde değişmedi. Ancak İskoç öğrencilerin puanları geçmişteki bazı PISA dönemlerinin belirgin şekilde altında kaldı.
Özellikle matematik alanında önemli sayıda öğrencinin OECD’nin temel yeterlilik seviyesine ulaşamadığı belirtildi.
İskoçya Eğitim Bakanı Màiri McAllan, olumlu unsurlar bulunmasına rağmen sonuçların eğitim sisteminin belirli alanlarında değişime ihtiyaç olduğunu gösterdiğini söyledi.
İngiltere yükselirken dünyada eğitim alarmı
PISA sonuçları İngiltere açısından olumlu bir tablo ortaya koyarken OECD’nin genel değerlendirmesi, dünya genelindeki eğitim sistemleri için önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
Öğrencilerin okuma alışkanlıklarındaki değişim, akıllı telefon ve sosyal medya kullanımı, artan devamsızlık ve eğitim sistemlerinin teknolojik dönüşüme uyum sağlayamaması önümüzdeki yılların en önemli eğitim politikası başlıkları arasında gösteriliyor.

