İngiltere’de borçlar 6 yılda silinir mi? İşte gerçekler
İngiltere’de borçlardan öğrenci kredilerine, icra memurlarının yetkilerinden eşlerin mali sorumluluklarına kadar birçok konuda yaygın yanlış bilgiler bulunuyor. Sky News, vatandaşların finansal kararlarını etkileyebilecek dokuz yaygın inanışı mercek altına aldı. “Borçlar altı yıl sonra tamamen silinir” ve “Yurt dışına taşınırsam öğrenci kredim ortadan kalkar” gibi iddiaların gerçeği tam olarak yansıtmadığı belirtildi.
Finansal konularda kulaktan kulağa yayılan yanlış bilgilerin kişileri hatalı kararlar almaya sürükleyebileceğine dikkat çekiliyor. Bazı inanışların gerçeğe dayanan yönleri olsa da kuralların çoğu zaman düşünüldüğünden daha karmaşık olduğu belirtiliyor.
Borçlar altı yıl sonra otomatik olarak silinmiyor
İngiltere’de en yaygın inanışlardan biri, bir borcun altı yıl geçtikten sonra otomatik olarak ortadan kalktığı yönünde. Ancak bu bilgi doğru değil.
İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda’da birçok teminatsız borç, belirli koşullar altında altı yıl sonra zaman aşımına uğrayabiliyor. Bunun için borçlunun altı yıl boyunca ödeme yapmamış veya borcu yazılı olarak kabul etmemiş olması ve alacaklının daha önce mahkeme yoluna başvurmamış olması gerekiyor.
Ancak zaman aşımı, borcun tamamen yok olduğu anlamına gelmiyor. Borç hukuken varlığını sürdürüyor ve alacaklı ödeme talep edebiliyor. Fark ise çoğu durumda borcun tahsili için artık mahkeme yoluna başvurulamaması.
İcra memurları her borç için zorla eve giremez
Bir diğer yaygın inanış ise icra memurlarının borç nedeniyle istedikleri zaman eve zorla girebilecekleri yönünde.
İngiltere’de artık “enforcement agent” olarak adlandırılan görevliler; belediye vergisi, park cezaları veya mahkeme cezaları gibi ödenmemiş borçlar nedeniyle eve gelebiliyor.
Ancak normal şartlarda eve zorla girmeleri mümkün değil. Genellikle açık bir kapı gibi barışçıl bir yöntemle içeri girmeleri gerekiyor.
Ödenmemiş bazı ceza mahkemesi para cezaları veya belirli HMRC borçları gibi sınırlı durumlarda zorla giriş mümkün olabiliyor. Bunun da genellikle son çare olarak uygulandığı belirtiliyor.
“Hiç kredi kullanmamak daha iyidir” düşüncesi de doğru değil
Borçlanmaktan kaçınan birçok kişi kredi kullanmamanın finansal açıdan her zaman avantajlı olduğunu düşünüyor. Ancak hiç kredi geçmişinin bulunmaması da bazı durumlarda dezavantaja dönüşebiliyor.
“Kredi açısından görünmez” durumda olan kişilerin, bankalara ve diğer kredi kuruluşlarına güvenilir bir borçlu olduklarını gösterecek geçmişleri bulunmuyor.
Kredi kartı borçlarının zamanında ödenmesi ve hesapların düzenli yönetilmesi gibi sorumlu kredi kullanımı ise olumlu bir kredi geçmişinin oluşmasına yardımcı olabiliyor.
İngiltere’den ayrılmak öğrenci kredisini ortadan kaldırmıyor
Öğrenci kredileriyle ilgili en dikkat çekici yanlışlardan biri de İngiltere’den ayrılıp altı yıl yurt dışında yaşayan kişinin borcunun silineceği iddiası.
Yurt dışına taşınmak öğrenci kredisi ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmıyor. Borçluların taşınmaları halinde Student Loans Company’yi bilgilendirmeleri gerekiyor.
Yurt dışında elde edilen gelir ilgili geri ödeme eşiğinin üzerindeyse ödemelerin devam etmesi gerekiyor. Öğrenci kredisinin silinme süresi ise kişinin dahil olduğu plana göre 25, 30 veya 40 yıl olabiliyor.
Öğrenci kredisi kredi puanını doğrudan düşürmüyor
Öğrenci kredilerinin kişinin kredi puanına doğrudan zarar verdiği düşüncesi de yaygın yanlışlar arasında.
Öğrenci kredileri, diğer tüketici kredileri gibi kredi raporunda yer almadığından kredi puanını doğrudan etkilemiyor.
Bununla birlikte, örneğin konut kredisi başvurusu sırasında bankalar kişinin öğrenci kredisi ödemelerini dikkate alabiliyor. Bu durum, bankanın kişiye ne kadar mortgage verebileceğini hesaplarken etkili olabiliyor.
Borç tahsilat şirketleri ile icra memurları aynı yetkilere sahip değil
Borç tahsilatı yapan şirketlerin icra memurlarıyla aynı yetkilere sahip olduğu düşüncesi de gerçeği yansıtmıyor.
Borç tahsilat görevlilerinin bir kişinin evine girme veya eşyalarına el koyma konusunda doğrudan yasal yetkisi bulunmuyor.
Borç ödenmediğinde alacaklı mahkemeye başvurabilir ve süreç County Court Judgment (CCJ) kararına kadar ilerleyebilir. Ancak mahkeme kararı sonrasında icra görevlilerinin sürece dahil olması mümkün hale geliyor.
Eşiniz öldüğünde borçlarını otomatik olarak devralmıyorsunuz
Evlilikte borçlarla ilgili önemli yanlışlardan biri de eşlerden biri öldüğünde tüm borçların hayatta kalan eşe geçtiği düşüncesi.
Hayatta kalan eş veya medeni partner, ölen kişinin yalnızca kendi adına olan borçlarını otomatik olarak üstlenmiyor.
Bu tür borçlar öncelikle ölen kişinin bıraktığı mal varlığından karşılanıyor. Tereke borçları karşılamaya yetmiyorsa kalan borçlar genellikle siliniyor.
Ancak ortak mortgage veya ortak banka hesabındaki eksi bakiye gibi müşterek borçlarda durum değişiyor. Hayatta kalan eş bu borçlardan sorumlu olabiliyor. Aynı şekilde krediye kefil olmuşsa ödeme yükümlülüğü doğabiliyor.
Borcu eşin üzerine geçirmek mal varlığını korumuyor
Borçları veya varlıkları eşin ya da partnerin adına geçirmenin alacaklılardan korunmayı sağlayacağı düşüncesi de riskli bir yanlış bilgi olarak öne çıkıyor.
Kişisel borçtan, sözleşmeyi tek başına veya ortak olarak imzalayan kişi sorumlu olmaya devam ediyor.
Mahkeme, varlıkların veya borçların alacaklılardan kaçmak amacıyla başka bir kişinin üzerine geçirildiğini tespit ederse yapılan işlemin geri alınmasına karar verebiliyor.
Su faturası ödenmezse su hemen kesilmiyor
Faturaların ödenmemesi halinde su veya elektriğin doğrudan kesileceği düşüncesi de İngiltere’deki kuralları tam olarak yansıtmıyor.
İngiltere’de su şirketleri, borç nedeniyle konutların su hizmetini kesemiyor. Ancak bu, borcun takip edilmeyeceği anlamına gelmiyor. Şirketler mahkemeye başvurabiliyor, bazı durumlarda borcun sosyal yardımlardan kesilmesini isteyebiliyor veya tahsilat sürecini borç tahsilat şirketlerine ve icra görevlilerine taşıyabiliyor.
Gaz ve elektrik şirketlerinin ise belirli koşullarda bağlantıyı kesme yetkisi bulunuyor. Buna karşın borç nedeniyle enerji kesintisinin nadir görüldüğü ve son çare olarak değerlendirildiği belirtiliyor. Şirketlerden öncelikle müşterilerle karşılanabilir ödeme planları üzerinde çalışmaları ve uygun durumlarda ön ödemeli sayaç gibi alternatifleri değerlendirmeleri bekleniyor.
Yanlış bilgi hem para hem de hukuki sorun yaratabilir
Sky News’in değerlendirmesi, İngiltere’de borç ve kişisel finans konularındaki birçok yaygın inanışın ya tamamen yanlış ya da önemli ayrıntıları göz ardı edecek kadar basitleştirilmiş olduğunu ortaya koyuyor.
Özellikle altı yıllık borç süresi, öğrenci kredileri, icra yetkileri ve eşlerin borçlardan sorumluluğu gibi konularda kuralların doğru bilinmesi önem taşıyor. Yanlış bilgiler yalnızca gereksiz endişeye değil, hatalı finansal kararlar ve hukuki sorunlara da yol açabiliyor.

