İngiltere’den İsrail’e yeni yaptırım hazırlığı: Batı Şeria’daki yerleşimlerden gelen ürünlere kısıtlama
İngiltere hükümetinin, işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan İsrail yerleşimlerinde üretilen ürünlerin ticaretine yönelik yeni yaptırımlar açıklaması bekleniyor. Dışişleri Bakanı Ed Miliband’ın Avam Kamarası’nda duyuracağı önlemlerin özellikle tarım ürünlerini kapsayabileceği belirtiliyor. İsrail olası yaptırımlara karşılık vereceğini bildirirken, ABD’den de Londra’ya tepki gelebileceği uyarısı yapıldı.
BBC’nin aktardığına göre İngiltere, Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerine yönelik politikasında önemli bir değişikliğe hazırlanıyor. Dışişleri Bakanı Ed Miliband’ın yeni önlemleri parlamentoda açıklaması bekleniyor.
Planın ayrıntıları henüz tamamen açıklanmazken, yerleşimlerde üretilen malların İngiltere’ye girişinin kısıtlanmasının gündemde olduğu belirtiliyor.
Yaptırımlar İsrail’in tamamını kapsamayacak
İngiltere Çalışma ve Emeklilik Bakanı Pat McFadden, planlanan adımların İsrail ile genel ticaretin boykot edilmesi anlamına gelmediğini vurguladı.
McFadden, önlemlerin temel nedeninin Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerinin devam eden genişlemesi olduğunu söyledi. İngiliz hükümeti, yerleşimlerin büyümesinin iki devletli çözüm ihtimalini giderek daha fazla zora soktuğu görüşünde.
Londra yönetimi aynı zamanda İsrail ile ekonomik ve güvenlik ilişkilerinin önemini koruduğunu belirtiyor.
Hurma, mango ve avokado gibi ürünler etkilenebilir
Olası ticaret kısıtlamasının özellikle Batı Şeria’daki yerleşimlerde üretilen tarım ürünlerini etkilemesi bekleniyor.
Bölgede üretilerek ihraç edilen ürünler arasında Medjool hurması, mango, avokado, üzüm ve taze otlar bulunuyor. Ayrıca şarap, zeytinyağı ve çeşitli tüketim ürünleri de yerleşimlerden ihraç ediliyor.
İngiltere’de mevcut kurallar kapsamında yerleşimlerde üretilen malların etiketlenmesi gerekiyor. Bu ürünler İngiltere-İsrail ticaret anlaşmaları kapsamındaki tercihli gümrük uygulamalarından da yararlanamıyor.
Miliband “kapsamlı bir yeniden yapılanma” sinyali verdi
Dışişleri Bakanı Ed Miliband geçen hafta İngiltere’nin İsrail politikasında “kapsamlı bir yeniden yapılanma” açıklayacağını duyurmuştu.
Miliband, özellikle Doğu Kudüs’ün doğusundaki E1 bölgesinde yaklaşık 1.200 yeni konut inşa edilmesine yönelik İsrail planına sert tepki gösterdi.
İngiliz hükümeti, E1 projesinin Batı Şeria’yı fiilen ikiye ayırabileceğini ve gelecekte kurulması öngörülen Filistin devletinin toprak bütünlüğünü ciddi şekilde tehlikeye atabileceğini savunuyor.
Miliband, söz konusu planı uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendirirken bunun İngiltere açısından “kırmızı çizginin aşılması” anlamına geldiğini söyledi.
İsrail Batı Şeria’da 1.200 yeni konut için ihale açtı
İsrail geçen ay E1 bölgesinde yaklaşık 1.200 yerleşim konutunun inşası için ihaleye çıktı.
Yaklaşık 12 kilometrekarelik alanı kapsayan proje, Doğu Kudüs ile Maale Adumim yerleşimi arasında bulunuyor.
Proje uzun yıllardır uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. Eleştirmenlere göre burada yapılacak büyük ölçekli bir yerleşim, Batı Şeria’nın kuzeyi ile güneyi arasındaki coğrafi bağlantıyı ciddi şekilde zayıflatacak ve Doğu Kudüs’ü çevresindeki Filistin bölgelerinden daha fazla ayıracak.
Batı Şeria’da yerleşimlerin sayısı hızla arttı
BBC’nin aktardığı verilere göre İsrail, 1967 savaşından bu yana işgal ettiği Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yaklaşık 160 yerleşim kurdu. Bu yerleşimlerde yaklaşık 700 bin İsrailli yaşıyor. Aynı bölgelerde yaklaşık 3,3 milyon Filistinli bulunuyor.
Mevcut İsrail hükümeti döneminde yerleşim faaliyetlerinin daha da hızlandığı belirtiliyor. Hükümet 100’den fazla yeni yerleşim ve yerleşim noktasının ilerletilmesine onay verdi.
İsrail ayrıca Batı Şeria’nın kuzeyindeki Cenin çevresinde yerleşim kurulmasına yönelik yaklaşık 20 yıldır uygulanan yasağı kaldırdı.
Yerleşimci şiddetindeki artış da gündemde
Yerleşimlerin genişlemesiyle birlikte Filistinlilere yönelik yerleşimci saldırılarının da arttığı bildiriliyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre bu yıl Batı Şeria’da yerleşimci saldırılarıyla bağlantılı olarak yaralanan Filistinlilerin sayısı günlük ortalama üç kişiye yükseldi.
BBC’nin haberinde Batı Şeria’daki al-Mughayyir bölgesinde bu yıl üçü öğrenci olmak üzere altı kişinin öldüğü belirtildi.
Bölgedeki okul yetkilileri, artan şiddet nedeniyle öğrenciler ve aileleri arasında ciddi güvenlik endişesi bulunduğunu ifade ediyor.
İsrail’den İngiltere’ye misilleme uyarısı
İsrail yönetimi, İngiltere’nin ticari yaptırımları hayata geçirmesi durumunda karşılık verebileceği mesajını verdi.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, geçen hafta yaptığı bir açıklamada İngiltere’nin İsrail’e karşı harekete geçmesi durumunda İsrail’in de İngiltere’ye karşı adım atacağını söyledi.
İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise İngiltere’nin Tel Aviv Büyükelçisi’nin sınır dışı edilmesi çağrısında bulundu.
Saar daha sonra olası misillemenin ayrıntıları konusunda yöneltilen sorulara yanıt vermedi.
ABD’den de tepki gelebilir
İngiltere’nin planına Washington’dan da itiraz geldi.
ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, İngiltere’nin Batı Şeria’daki yerleşimlere yönelik ticaret yaptırımlarını uygulaması halinde ABD’den “şüphesiz” bir tepki geleceğini söyledi.
Huckabee’ye göre tepki yalnızca federal yönetim düzeyinde değil, ABD eyaletleri tarafından da gösterilebilir. Bazı eyaletlerin İngiliz şirketlerine yönelik ticari kısıtlamalar uygulayabileceğini öne süren Huckabee, bunun İngiltere merkezli şirketler üzerinde ekonomik etkiler yaratabileceğini savundu.
Avrupa ülkeleri de benzer adımlar atıyor
İngiltere’nin hazırlığı Avrupa’daki daha geniş bir eğilimin parçası olarak değerlendiriliyor.
Hollanda’nın Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlere yönelik yasağının 22 Eylül’de yürürlüğe girmesi bekleniyor. İrlanda da yerleşimlerden gelen malları yasaklayan bir düzenlemeyi yasalaştırdı. Belçika hükümeti benzer bir yasağa onay verirken, İspanya daha önce bu yönde adım atmış ve İsrail’e yönelik kapsamlı silah ambargosu da uygulamıştı.
Fransa ve İsveç ise Avrupa Birliği çapında daha koordineli önlemler alınmasını istiyor.
Buna karşılık Almanya ve Çekya gibi ülkeler daha geniş kapsamlı ticaret yasaklarına karşı çıkıyor.
AB içinde ortak yaptırım konusunda görüş ayrılığı
Avrupa Birliği, İsrail’in en büyük ticaret ortağı konumunda. İsrail’in geçen yıl dünya genelindeki mal ticaretinin yüzde 31,7’sinin AB ile gerçekleştiği belirtiliyor.
Bu nedenle AB çapında uygulanabilecek yaptırımların ekonomik açıdan İngiltere’nin tek taraflı adımından daha büyük sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.
Ancak üye ülkeler arasında ortak bir yaklaşım bulunmuyor. Temmuz ayında AB hükümetleri İsrail yerleşimlerine yönelik yaptırımlar konusunda anlaşmaya varamamıştı.
Muhafazakârlardan hükümete eleştiri
İngiltere’de muhalefetteki Muhafazakâr Parti ise hükümetin planına mesafeli yaklaşıyor.
Gölge İçişleri Bakanı Chris Philp, yaptırımları “gösteriş amaçlı bir tutum” olarak nitelendirdi ve uygulamada İsrail’den gelen ürünlerle Batı Şeria’daki yerleşimlerden gelen malların birbirinden ayrılmasının zor olacağını savundu.
Philp buna rağmen Muhafazakârların iki devletli çözümü desteklediğini ve Filistin topraklarında yeni yerleşimler kurulmasının yanlış olduğunu söyledi.
Hükümet: Filistin devletinin ihtimalini korumalıyız
Avam Kamarası Dışişleri Komitesi Başkanı ve İşçi Partili milletvekili Emily Thornberry ise hükümetin İsrail’in yerleşim politikalarına karşı çıkması gerektiğini savundu.
Thornberry, İngiltere’nin gelecekte bağımsız bir Filistin devletinin kurulabilmesi ihtimalini korumak için mümkün olan adımları atması gerektiğini belirtti.
İngiliz hükümetine göre yerleşimlerin hızla genişlemesi, iki devletli çözümün uygulanabilirliğini giderek daha fazla tehlikeye atıyor. Bu nedenle beklenen ticaret kısıtlamaları ekonomik etkisi sınırlı olsa bile Londra’nın İsrail politikasında önemli ve sembolik bir değişiklik olarak değerlendiriliyor.

