Londra’da 500 binden fazla yüz tarandı, tek eşleşme de yanlış çıktı

Londra’da 500 binden fazla yüz tarandı, tek eşleşme de yanlış çıktı
Özet bulunamadı.

Londra’nın en yoğun tren istasyonlarında altı ay boyunca denenen canlı yüz tanıma teknolojisinin sonuçları tartışma yarattı. British Transport Police (BTP) tarafından yürütülen denemede 500 binden fazla kişinin yüzü tarandı, ancak sistem hiçbir şüphelinin yakalanmasını sağlayamadı. Üstelik oluşturduğu tek uyarının da yanlış eşleşme olduğu ortaya çıktı.

Altı aylık denemenin maliyeti 320 bin sterlini geçti

The Guardian’ın, Liberty Investigates tarafından Bilgi Edinme Özgürlüğü kapsamında elde edilen belgelere dayandırdığı haberine göre deneme Şubat-Temmuz 2026 arasında gerçekleştirildi.

Toplam 18 farklı uygulamada kullanılan ekipmanların kiralanması ve polis personeli için 320 bin 786 sterlin harcandı. Operasyonlar ayrıca yaklaşık 100 saatlik polis mesaisi gerektirdi.

Denemenin amacı, polis tarafından aranan kişileri ve mahkeme kararlarını ihlal eden şüphelileri Londra’nın yoğun ulaşım noktalarında tespit etmekti.

Tek uyarı geldi, o da yanlış kişiydi

Sistem altı aylık süre boyunca polis izleme listesindeki kişilerle yalnızca bir eşleşme uyarısı verdi. Yapılan kontrol sonucunda bunun da “false positive”, yani yanlış pozitif eşleşme olduğu anlaşıldı.

Böylece canlı yüz tanıma sisteminin doğrudan yaptığı tespitler sonucunda hiçbir kişi gözaltına alınmadı.

BTP, operasyonlar sırasında saldırı, hırsızlık, saldırı amaçlı silah bulundurma ve kamu düzeni suçları gibi nedenlerle başka gözaltıların gerçekleştirildiğini açıkladı. Ancak bunların hiçbirinin yüz tanıma sisteminden gelen uyarılar sonucunda yapılmadığını özellikle belirtti.

Deneme başarısız sonuçlara rağmen genişletildi

İlk altı aylık uygulamanın ardından BTP, geçen ay deneme süresini dört ay daha uzattığını açıkladı. Yeni dönemde sistemin kullanım alanına Londra metrosundaki istasyonlar da dahil ediliyor.

Transport for London (TfL), uygulamanın polis izleme listelerinde bulunan kişilerin stratejik istasyonlarda tespit edilmesine yardımcı olacağını savunuyor.

TfL ayrıca teknolojinin özellikle kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet, cinsel taciz ve cinsel suçlarla mücadelede kullanılmasının hedeflendiğini belirtiyor.

Uzmanlardan “orantılılık” uyarısı

İngiltere’nin eski Biyometri ve Gözetim Kameraları Komiseri Fraser Sampson, teknolojinin kullanılmasının gerekli ve orantılı olduğunun polis tarafından gösterilmesi gerektiğini söyledi.

Sampson’a göre sistemin başarısında kameraların yerleştirildiği bölge, kullanım saatleri, izleme listesinin kapsamı ve aranan kişilerin söz konusu bölgelerde bulunma ihtimali gibi çok sayıda faktör etkili.

Sampson, sonuçlara ilişkin olarak denemenin suçluları yakalama açısından “çok verimli görünmediği” değerlendirmesinde bulundu.

İnsan hakları ve mahremiyet tartışması büyüyor

Liberty Investigates’ın analizine göre İngiltere ve Galler’deki polis teşkilatlarının yarısından fazlası canlı yüz tanıma teknolojisini sokaklarda en az bir kez kullandı.

Metropolitan Police ve Londra Belediye Başkanlığı da başkentin West End bölgesine sabit yüz tanıma kameraları yerleştirilmesi planını açıklamıştı. Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan, teknolojinin yayalaştırılması planlanan Oxford Street’te de kullanılacağını doğrulamıştı.

İngiltere Parlamentosu İnsan Hakları Ortak Komitesi ise yakın tarihli raporunda canlı yüz tanıma teknolojisinin yaygınlaştırılmasını, yapay zekânın insan hakları açısından oluşturabileceği risklerin belirgin örneklerinden biri olarak göstermişti.

İşçi Partili milletvekili Bell Ribeiro-Addy de teknolojinin ciddi bir mahremiyet ihlali riski taşıdığını belirterek, daha güçlü yasal güvenceler oluşturulana kadar yaygınlaştırmanın durdurulması çağrısında bulundu.

 

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar