İngiltere’de 1.500’e Yakın AB Vatandaşının Oturum Hakkı İptal Edildi
Brexit Sonrası Verilen Oturum Hakları Geri Alındı
İngiltere’de Brexit’in ardından Avrupa Birliği vatandaşlarına tanınan oturum hakları konusunda yeni bir hukuki kriz yaşanıyor.
The Guardian’ın 7 Kasım 2026 tarihli haberine göre, İngiltere İçişleri Bakanlığı, daha önce AB Yerleşim Programı (EU Settlement Scheme) kapsamında geçici oturum statüsü (pre-settled status) verdiği yaklaşık 1.500 kişinin haklarının tamamını veya bir bölümünü geri aldı.
Bakanlık, bazı AB vatandaşlarına gönderdiği bildirimlerde oturum statülerinin başlangıçta yanlışlıkla verildiğini belirtti.
Kararlar, İngiltere’de yıllardır yaşayan, çalışan ve aile kuran kişilerin ülkedeki hukuki durumlarına ilişkin belirsizlik yarattı.
Göçmen Hakları Kuruluşu Yüksek Mahkemeye Başvurdu
AB vatandaşlarının haklarını savunan the3million adlı kampanya kuruluşu, cuma günü İngiltere Yüksek Mahkemesine (High Court) dava dilekçesi sundu.
Kuruluş, İçişleri Bakanlığının daha önce verilmiş oturum haklarını geri alırken Brexit Ayrılık Anlaşması’nda güvence altına alınan hukuki prosedürlere uymadığını savunuyor.
Dava dilekçesinde, statüsü iptal edilen kişilere yeterli itiraz ve temyiz imkânı sağlanmadığı, ayrıca kararların orantılı olup olmadığının değerlendirilmediği ileri sürülüyor.
Başvuruda, kişilerin İngiltere’deki yaşamlarını İçişleri Bakanlığının daha önce verdiği resmî kararlara güvenerek kurdukları vurgulanıyor.
Londra’da Yaşayan Mühendisin Ailesi Etkilendi
Haberde, uygulamadan etkilenen kişiler arasında 2018 yılından bu yana Londra’da yaşayan 33 yaşındaki Brezilya-İtalyan bir mühendisin de bulunduğu belirtildi.
İçişleri Bakanlığı başlangıçta mühendisin yerleşim statüsüne hak kazanmadığını bildirdi. Kendisine ülkede kalabileceği, ancak Brezilyalı eşinin aynı haktan yararlanamayacağı söylendi.
Bu karar, yapılan itirazların ardından son haftalarda değiştirildi.
Bir başka olayda ise İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi’nde (NHS) çalışan ve diş hekimliği alanında doktora yapan bir AB vatandaşı, bakanlıktan aldığı bildirimin hayatını altüst ettiğini ifade etti.
İtalyan Vatandaşlığı Tartışmanın Merkezinde
Davanın önemli başlıklarından birini, İtalyan vatandaşlığını soy bağı yoluyla kazanan kişilerin durumu oluşturuyor.
İtalyan hukukundaki jure sanguinis ilkesi, belirli koşulları sağlayan kişilerin İtalyan vatandaşlığını soy bağı üzerinden kazanmasına imkân tanıyor.
Ancak İngiltere İçişleri Bakanlığı, bazı Brezilya kökenli İtalyan vatandaşlarına, oturum başvuruları sırasında İtalyan pasaportu sunmadıkları gerekçesiyle statülerinin yanlışlıkla verildiğini bildirdi.
Bu kişilerden bazıları, koronavirüs salgını sırasında kamu kurumlarının kapalı olması nedeniyle pasaport temin edemediklerini açıkladı.
Ekim 2026’da İçişleri Bakanlığı yaklaşımını değiştirerek, İtalyan vatandaşlığını soy bağı yoluyla kazandığını belgeleyen kişilerin doğumdan itibaren İtalyan vatandaşı kabul edileceğini duyurdu.
“Adil Değerlendirme ve İtiraz Hakkı Tanınmalı”
the3million kuruluşunun geçici CEO’su Monique Hawkins, İçişleri Bakanlığının uygulamasını sert sözlerle eleştirdi.
Hawkins, kişilerin Brexit Ayrılık Anlaşması kapsamında korunmadıklarının peşinen kabul edilerek hukuki güvencelerden mahrum bırakılmasının yanlış olduğunu savundu.
Kuruluş, 2025 yılının başından bu yana bakanlıkla görüşmeler yürüttüklerini ancak politikanın değiştirilmemesi üzerine yargı yoluna başvurmak zorunda kaldıklarını açıkladı.
Dava kapsamında mahkemeden, yanlışlıkla verilmiş oturum statülerinin geri alınmasına ilişkin politikanın hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesi ve ilgili düzenlemelerin kaldırılması talep ediliyor.
İngiltere’nin Esnek Başvuru Sistemi Tartışılıyor
Hukukçular, sorunun temelinde Brexit sonrasında oluşturulan AB Yerleşim Programı’nın başvuru süreçlerinin de bulunduğunu belirtiyor.
İngiltere, programı uygularken bazı alanlarda Brexit Ayrılık Anlaşması’nın asgari koşullarından daha esnek bir sistem oluşturmuştu.
Başvurularda belge konusunda esneklik sağlanmış, bazı durumlarda yetkililerin takdir yetkisi kullanmasına izin verilmişti.
Bu nedenle birçok kişi, oturum statüsünün hangi hukuki gerekçeyle onaylandığını kesin olarak bilmiyor.
the3million, geçmişte devlet tarafından onaylanan başvuruların yıllar sonra hatalı kabul edilmesinin ciddi hukuki belirsizlik yarattığını savunuyor.
İçişleri Bakanlığı Daha Önce de Davayı Kaybetmişti
İngiltere İçişleri Bakanlığı, Brexit sonrasında AB vatandaşlarının haklarına ilişkin daha önce de mahkemelik olmuştu.
2022 yılında Bağımsız İzleme Otoritesi (Independent Monitoring Authority – IMA), geçici oturum statüsüne sahip AB vatandaşlarının haklarını korumak amacıyla bakanlığa dava açmıştı.
Dava, geçici oturum süresi dolan kişilerin yeniden başvuru yapmaya zorlanması ve başvuru yapılmaması halinde çalışma veya konut kiralama gibi haklarını kaybetme riskiyle karşılaşması üzerine açılmıştı.
Yüksek Mahkeme, söz konusu uygulamanın hukuka aykırı olduğuna hükmetmişti.
Gözler Yeni Mahkeme Kararında
Yeni dava, Brexit sonrasında İngiltere’de yaşamaya devam eden AB vatandaşlarının oturum güvenceleri açısından önem taşıyor.
Mahkemenin vereceği karar, daha önce onaylanmış oturum statülerinin hangi koşullarda geri alınabileceği ve bu süreçte hangi hukuki güvencelerin uygulanması gerektiği konusunda belirleyici olabilir.
İngiltere İçişleri Bakanlığı ise devam eden yargı süreci nedeniyle konu hakkında yorum yapmayacağını açıkladı.
