İngiltere’de A-Level Sonuçlarında Uçurum: Londra Ülkenin Geri Kalanından Kopuyor
İngiltere’de 2026 A-Level sınavlarında yüksek not oranları rekor seviyelere ulaşırken, sonuçların ayrıntıları eğitimde giderek büyüyen bölgesel eşitsizliği ortaya koydu. Londra’da öğrencilerin yaklaşık üçte biri en yüksek notları alırken, East Midlands ve Kuzeydoğu İngiltere’de bu oran yüzde 25’in altında kaldı.
Uzmanlar, Başbakan Andy Burnham hükümetine eğitimde fırsat eşitsizliğini azaltmak için bölgelere göre şekillendirilen uzun vadeli politikalar geliştirme çağrısında bulundu.
Londra’da öğrencilerin yüzde 32,7’si A* veya A aldı
2026 sonuçlarına göre Londra’daki A-Level adaylarının yüzde 32,7’si A* veya A notu almayı başardı. Başkentte en yüksek notları alan öğrencilerin oranı geçen yıla kıyasla yaklaşık 6 puan yükseldi.
East Midlands’da ise A* ve A alanların oranı yüzde 23,1’de kaldı. Bu oran 2025’te yüzde 23,8 seviyesindeydi.
Kuzeydoğu İngiltere’de oran yüzde 23,1 civarında gerçekleşirken, geçen yıl yüzde 22,9 olan seviyeye göre yalnızca sınırlı bir artış kaydedildi.
Londra ile Kuzeydoğu arasındaki fark 9,6 puana çıktı
Sonuçlarda en dikkat çekici göstergelerden biri Londra ile Kuzeydoğu İngiltere arasındaki fark oldu.
A ve A* notları birlikte değerlendirildiğinde iki bölge arasındaki başarı farkı 9,6 puana yükseldi. Bu, pandemi döneminden bu yana kaydedilen en büyük fark olarak dikkat çekti.
2019 yılında, Covid-19 pandemisinden önce Londra ile Kuzeydoğu arasındaki fark yalnızca 3,9 puandı.
Sadece A* sonuçlarına bakıldığında da benzer bir tablo ortaya çıktı. 2019’da bölgeler arasındaki fark 2 puanken, 2026 itibarıyla 5,1 puana ulaştı.
“Londra eğitimde istisnai bir bölge haline geldi”
Exeter Üniversitesi Sosyal Hareketlilik Profesörü Lee Elliot Major, İngiltere’de eğitim eşitsizliğinin artık yalnızca geleneksel kuzey-güney ayrımıyla açıklanamayacağını belirtti.
Major’a göre Londra, eğitim başarısı açısından ülkenin geri kalanından giderek ayrışıyor. Kuzeydoğu, East Midlands ve diğer bölgelerde yaşayan gençlerin karşılaştığı fırsatlar, başkentteki öğrencilerden önemli ölçüde farklılaşıyor.
Major, yeteneğin ülke genelinde eşit dağıldığını ancak fırsatların aynı şekilde dağılmadığını vurguladı.
Londra neden daha başarılı?
Uzmanlara göre Londra’nın eğitimdeki yükselişinin arkasında birden fazla faktör bulunuyor.
Eski Başbakan Tony Blair döneminde 2003 yılında başlatılan “London Challenge” programı, başkentteki okulların dönüşümünde önemli rol oynadı.
Londra’daki daha yüksek ücretler ve başkentin öğretmenler açısından kültürel ve sosyal çekiciliği, nitelikli eğitimcilerin şehirde çalışmasını teşvik etti. Göçmen ailelerin çocuklarının eğitimine yönelik yüksek beklentilerinin de okul standartlarının yükselmesine katkı sağladığı belirtiliyor.
Hükümet düşük performanslı bölgelere odaklanıyor
İngiltere Eğitim Bakanlığı, “Rise” adı verilen bölgesel iyileştirme ekipleri aracılığıyla performansın en düşük olduğu okul ve bölgelere yoğunlaşılacağını açıkladı.
Hükümetin okul politikalarına ilişkin planlarında, dezavantaj seviyesine göre finansmanın yeniden düzenlenmesi de bulunuyor.
Öneriye göre hane gelirleri dikkate alınarak, daha kalıcı ve ağır ekonomik dezavantaj yaşayan çocukların bulunduğu okullara daha fazla kaynak aktarılabilecek.
Kuzeydoğu’daki okullar “eşit şartlarda yarışmıyor”
Kuzeydoğu İngiltere’de yaklaşık 1.150 okulu temsil eden Schools North East Direktörü Chris Zarraga, ülkenin farklı bölgelerindeki okulların eşit koşullarda faaliyet göstermediğini söyledi.
Zarraga, Kuzeydoğu’daki okulların kalıcı ekonomik dezavantaj, kamu hizmetleri üzerindeki baskı, artan özel eğitim ihtiyacı ve altyapı eksiklikleriyle mücadele ettiğini belirtti.
Okullardan giderek daha fazla sosyal sorunun etkisini telafi etmelerinin beklendiğini ifade eden Zarraga, yalnızca okullardan daha yüksek performans talep edilerek eğitim uçurumunun kapatılamayacağını vurguladı.
Eğitimden sağlığa kapsamlı politika çağrısı
Uzmanlar, bölgesel eğitim eşitsizliğinin çözümünün yalnızca okul bütçelerini artırmaktan geçmediğine dikkat çekiyor.
Erken çocukluk eğitimi, sağlık hizmetleri, özel eğitim ihtiyaçları, ulaşım, mesleki beceriler ve ekonomik kalkınmanın birlikte ele alındığı uzun vadeli bir strateji öneriliyor.
Özellikle kırsal, kıyı ve eski sanayi bölgelerinde yaşayan gençlerin hem eğitim hem de ekonomik fırsatlara erişiminin daha sınırlı olduğu belirtiliyor.
Öğretmenlerden daha fazla kaynak talebi
National Education Union Genel Sekreteri Daniel Kebede de hükümete okulların finansmanını artırma çağrısında bulundu.
Kebede, okulların yoksulluğun öğrenciler üzerindeki etkilerini azaltmak için ellerinden geleni yaptığını ancak dezavantajlı bölgelerdeki eğitim kurumlarının üzerindeki baskının hükümet tarafından ele alınması gerektiğini söyledi.
Uzmanlara göre 2026 A-Level sonuçları, öğrencilerin genel başarısındaki yükselişe rağmen İngiltere’de büyüyen bölgesel eğitim uçurumunu yeniden gündemin merkezine taşıdı. Eğitimciler, bir öğrencinin sınav başarısının yaşadığı bölgenin yapısal avantaj veya dezavantajları tarafından belirlenmemesi gerektiğini vurguluyor.

