İngiltere’de aile içi şiddetten kaçtıktan sonra çocuk kaçırmakla suçlanan anneler için umut ışığı
İngiltere’de şiddetten kaçan annelere yeni koruma gündemde: ‘Çocuk kaçırma’ davaları incelenecek
İngiltere’de hükümet, yurt dışında aile içi şiddetten kaçarak çocuklarıyla birlikte ülkeye dönen ve daha sonra uluslararası çocuk kaçırma suçlamalarıyla karşı karşıya kalan ebeveynlere yönelik hukuki süreci incelemeye hazırlanıyor. Çalışmanın, aile içi şiddetin 1980 Lahey Sözleşmesi kapsamındaki davalarda nasıl ele alındığını ortaya koyması hedefleniyor.
The Guardian’ın haberine göre hükümet, aile içi şiddet iddialarının uluslararası çocuk kaçırma davalarında nasıl değerlendirildiğini araştırmayı kabul etti. İncelemenin sonuçları, gelecekte uygulanabilecek yeni koruma ve destek politikalarına temel oluşturabilir.
Her yıl yaklaşık 500 başvuru yapılıyor
İngiltere ve Galler’de her yıl yaklaşık 500 çocuğun geri gönderilmesi talebiyle Lahey Sözleşmesi kapsamında başvuru yapıldığı belirtiliyor. The Guardian’ın aktardığı verilere göre bu davalardan etkilenen çocukların yüzde 10 ila 20’si, mahkemenin geri gönderme kararı nedeniyle birincil bakım veren kişiden ayrılabiliyor.
1980 Lahey Sözleşmesi, çocuğun mutat olarak yaşadığı ülkeden hukuka aykırı şekilde başka bir ülkeye götürülmesi veya orada tutulması halinde geri gönderilmesine yönelik uluslararası bir mekanizma oluşturuyor. İngiltere ve Galler’de bu kapsamdaki davalar High Court’ta görülüyor ve geri gönderme yükümlülüğünün sınırlı istisnaları bulunuyor.
ABD’den çocuklarıyla İngiltere’ye kaçtı
Haberde “Claire” takma adıyla anlatılan bir kadının yaşadıkları da sistemin tartışılan yönlerine örnek olarak gösterildi. Claire, iki çocuğuyla birlikte on yılı aşkın süre ABD’de yaşadıktan sonra şiddet uyguladığını söylediği partnerinden kaçarak İngiltere’ye döndüğünü anlattı.
Üç ay boyunca saklandığını belirten kadın, sosyal yardım başvurusu yaptıktan kısa süre sonra Lahey Sözleşmesi kapsamında mahkemeye çağrıldığını söyledi. Claire’in mahkemeye çıkması için yalnızca dokuz gün süre verildiği aktarıldı.
Kadın, birikimlerini avukat tutmak için kullandı. Mahkemenin büyük çocuğunun görüşünü dinlemesine izin vermesinin ardından çocukların İngiltere’de kalmasına karar verildi.
2024 ve 2025 davaları mercek altına alınacak
Yeni çalışma kapsamında Adalet Bakanlığı’nın uluslararası özel aile hukuku ekibi, Londra’daki High Court’ta 2024 ve 2025 yıllarında 1980 Lahey Sözleşmesi kapsamında görülen davaları inceleyecek.
Araştırmada aile içi şiddet iddialarının davalarda ne ölçüde yer aldığı, çocukların ebeveynlerinden ayrı gönderilip gönderilmediği ve hangi koruyucu tedbirlerin uygulandığı gibi konuların daha iyi anlaşılması amaçlanıyor. Hükümetin aile mahkemelerinde aile içi şiddetin ele alınışına ilişkin daha geniş kapsamlı araştırma ve veri çalışmalarını da sürdürdüğü görülüyor.
Aktivistler hukuki destek eşitsizliğine dikkat çekiyor
Filia Hague Mothers kampanyasından Ruth Dineen, 1980’den bu yana uluslararası aile yapılarının önemli ölçüde değiştiğini ve aile içi şiddet ile zorlayıcı kontrolün etkilerinin artık daha iyi anlaşıldığını belirtti.
Globalarrk Başkanı Roz Osborne ise şiddet mağdurlarının hukuki ve duygusal desteğe erişiminde sorunlar bulunduğunu savundu. Aktivistler, özellikle çocukların güvenliği ile onlara birincil bakımı sağlayan ebeveynin güvenliğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Mevcut sistemin korunmasını savunanlar da var
Tartışmanın diğer tarafında ise mevcut Lahey mekanizmasının çocukların haksız biçimde başka ülkelere götürülmesine karşı önemli bir güvence olduğunu savunan kuruluşlar bulunuyor.
Reunite yöneticisi Alison Shalaby, sözleşmenin geride kalan ebeveyne açık ve tarafsız bir mahkeme süreci sağladığını, İngiltere ve Galler’de aile içi şiddetin söz konusu olduğu durumlarda hukuki yardım imkânlarının bulunduğunu söyledi.
Hükümetin araştırmasının tamamlanması için henüz kesin bir takvim açıklanmadı. Çalışmadan elde edilecek bulguların, Lahey Sözleşmesi’nin İngiltere ve Galler’deki uygulamasına ilişkin gelecekteki hükümet politikalarına veri sağlaması amaçlanıyor.

