İngiltere’de Ankara Anlaşması Başvurularında Retler Artıyor!

İngiltere’de Ankara Anlaşması Başvurularında Retler Artıyor!
Özet bulunamadı.
İngiltere’de Ankara Anlaşması (ECAA) kapsamında yaşayan ve iş kuran Türk vatandaşlarının süresiz oturum başvurularında yaşanan keskin düşüş büyük tartışma yarattı. The Guardian’ın 8 Kasım 2026 tarihli haberine göre, kalıcı oturum hakkı kazanan Türk vatandaşlarının sayısı bir yılda yüzde 78 azalırken, yüzlerce kişinin başvurusu reddedildi. Eski Dışişleri Bakanı David Lammy, yaşananları İngiltere tarihindeki Windrush skandalına benzeterek İçişleri Bakanlığına sert tepki gösterdi.

Süresiz Oturum Onaylarında Yüzde 78 Düşüş

İngiltere’de Avrupa Topluluğu Ortaklık Anlaşması (ECAA), kamuoyunda bilinen adıyla Ankara Anlaşması kapsamında yaşayan Türk vatandaşlarının süresiz oturum başvurularında dikkat çekici bir değişim yaşanıyor.

İngiltere İçişleri Bakanlığının verilerine göre, 2025 yılının ocak-haziran döneminde 3 bin 378 Türk vatandaşına ECAA kapsamında süresiz oturum izni verildi. Ancak 2026 yılının aynı döneminde bu sayı 745’e geriledi.

Böylece kalıcı oturum hakkı kazananların sayısında yaklaşık yüzde 78 oranında düşüş kaydedildi.

The Guardian’ın haberine göre, özellikle Eylül 2025’ten itibaren yapılan başvurularda ret kararlarının arttığı ve değerlendirme süreçlerinin uzadığı belirtiliyor.

Yüzlerce Türk Vatandaşı Sınır Dışı Edilme Riskiyle Karşı Karşıya

İngiltere’de yıllardır yaşayan, iş kuran ve aileleriyle birlikte hayatlarını sürdüren çok sayıda Türk vatandaşı, süresiz oturum başvurularının reddedilmesi nedeniyle belirsizlik yaşıyor.

Başvuruları reddedilenler arasında İngiltere’de başarılı işletmeler kurmuş, vergi ödemiş ve ülkede uzun yıllardır yaşayan kişilerin bulunduğu ifade ediliyor.

Bazı başvuru sahiplerine ülkeden ayrılmaları gerektiği bildirilirken, ailelerin parçalanabileceği ve çocukların eğitim hayatlarının olumsuz etkilenebileceği yönünde endişeler dile getiriliyor.

Kanser Hastası Türk Kadına Ülkeyi Terk Etmesi Söylendi

Haberde yer alan en dikkat çekici örneklerden biri, kanser tedavisi nedeniyle Türkiye’de bulunmak zorunda kalan bir Türk kadının yaşadıkları oldu.

Covid-19 salgını sırasında Türkiye’ye yaptığı ziyarette kanser teşhisi konulan kadın, İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi NHS’in bazı tedavilere yönelik kısıtlamaları nedeniyle tedavisine Türkiye’de başladı.

Doktorları, tedavinin İngiltere’ye taşınmasının ciddi sağlık riskleri oluşturabileceği konusunda uyarıda bulundu.

Ancak İngiltere İçişleri Bakanlığı, kadının tedaviye Türkiye’de başlamayı tercih ettiğini belirterek süresiz oturum başvurusunu reddetti.

Kararın yeniden incelenmesine rağmen bakanlık tutumunu değiştirmedi. Ekim ayında kadına ve üç küçük çocuğuna Birleşik Krallık’tan ayrılmaları gerektiği bildirildi.

Sosyal Medya Hesabı Olmadığı İçin Başvurusu Reddedildi

The Guardian’ın ortaya koyduğu bir başka olayda ise cam temizleme işi yapan bir Türk vatandaşının işletmesinin meşruiyeti sorgulandı.

İçişleri Bakanlığı, başvuru sahibinin işletmesine ait internet sitesi veya sosyal medya hesabı bulunmadığını gerekçe gösterdi.

Ancak avukatlar, Ankara Anlaşması kapsamında faaliyet gösteren işletmeler için böyle bir zorunluluk bulunmadığını vurguladı.

Başka bir başvuruda ise İçişleri Bakanlığının banka hesap dökümlerinin eksik olduğunu yanlış şekilde ileri sürdüğü belirtildi.

Bir diğer dosyada, başvuru sahibinin İngiltere dışında geçirdiği günlerin hatalı hesaplandığı ve kişinin 12 aylık dönemde 180 günden fazla yurt dışında kaldığının yanlışlıkla iddia edildiği ortaya çıktı.

Hasta Babasını Ziyaret Eden Kadına Ret

Türkiye’de yaşayan ve ileri evre Alzheimer hastalığı bulunan babasını ziyaret eden bir Türk kadının süresiz oturum başvurusu da reddedildi.

İçişleri Bakanlığı, babasının sağlık durumunun birkaç yıldır bilindiğini belirterek kadının Türkiye’de bulunmasını acil ve öngörülemeyen bir durum olarak değerlendirmedi.

Avukatlar ise geçmişte insani gerekçelerin daha esnek biçimde değerlendirildiğini, son dönemde bu yaklaşımın belirgin şekilde sertleştiğini savunuyor.

David Lammy: Windrush Skandalını Hatırlatıyor

Eski İngiltere Dışişleri Bakanı ve Tottenham Milletvekili David Lammy, Türk vatandaşlarının karşı karşıya kaldığı uygulamalara sert tepki gösterdi.

Seçim bölgesinde önemli bir Türkçe konuşan nüfus bulunduğunu hatırlatan Lammy, yıllardır İngiltere’de yaşayan ve kurallara uygun hareket eden kişilerin hayatlarının altüst olduğunu söyledi.

Lammy, İçişleri Bakanlığının politikasında ani bir değişiklik yaşanmış gibi göründüğünü belirterek olayların kendisine Windrush skandalını hatırlattığını ifade etti.

Windrush skandalında, İngiltere’de yasal olarak yaşama hakkına sahip çok sayıda kişi yanlış göçmenlik uygulamaları nedeniyle hak kayıplarına uğramış, bazıları gözaltına alınmış veya sınır dışı edilmişti.

Lammy, İçişleri Bakanlığını geçmişteki hatalardan çıkarılan dersleri yeniden değerlendirmeye çağırarak İngiltere’deki Türk kökenli toplum için adalet istediğini belirtti.

İtiraz Başvurularında Büyük Artış

Bilgi Edinme Özgürlüğü kapsamında elde edilen verilere göre, ECAA başvurularına ilişkin idari inceleme taleplerinde de önemli artış yaşandı.

2025 yılı boyunca 145 olan idari inceleme başvurusu sayısı, 2026 yılının ocak ayından ağustos ortasına kadar 395’e yükseldi.

Bu süreçte avukatlar, Eylül 2025’ten itibaren yapılan başvuruların normalde yaklaşık altı ay süren değerlendirme süresini aştığını ve önemli gecikmeler yaşandığını bildirdi.

Hukukçular, ret kararlarında yapılan hesaplama hatalarının ve mevzuatta bulunmayan şartların uygulanmasının başvuru sahipleri açısından ciddi mağduriyetlere neden olduğunu savunuyor.

Göç Politikalarındaki Sertleşmeyle Bağlantılı mı?

Yaşanan gelişmeler, İçişleri Bakanı Shabana Mahmood’un İngiltere’de kalıcı oturum şartlarını ağırlaştırmaya yönelik önerilerinin ardından gündeme geldi.

Mahmood, Eylül 2025’te düzenlenen İşçi Partisi konferansında göç sisteminde köklü değişikliklere ihtiyaç duyulduğunu açıklamıştı.

Ancak ECAA başvurularındaki ret artışının söz konusu politika önerileriyle doğrudan bağlantılı olduğu henüz kanıtlanmış değil.

Avukatlar ve bazı siyasetçiler, resmî bir kural değişikliği yapılmadığı belirtilmesine rağmen başvuruların değerlendirilmesinde fiilî bir sertleşme yaşandığını ileri sürüyor.

İçişleri Bakanlığı: Kurallarda Değişiklik Yok

Artan eleştiriler üzerine açıklama yapan İngiltere İçişleri Bakanlığı, ECAA kapsamında yapılan süresiz oturum başvurularının değerlendirilme yönteminde herhangi bir değişiklik olmadığını savundu.

Bakanlık sözcüsü, her başvurunun yayımlanmış kurallar ve rehberler doğrultusunda, kendine özgü koşulları dikkate alınarak incelendiğini belirtti.

Buna karşılık hukukçular, ortaya çıkan ret kararlarının ve istatistiklerdeki sert düşüşün ayrıntılı şekilde araştırılması gerektiğini ifade ediyor.

İngiltere’deki Türk Toplumunda Endişe Büyüyor

Ankara Anlaşması kapsamında İngiltere’ye yerleşerek iş kuran binlerce Türk vatandaşı açısından süresiz oturum hakkı, uzun vadeli yaşam planlarının önemli bir parçasını oluşturuyor.

Son dönemde yaşanan gelişmeler, özellikle kalıcı oturum başvurusu yapmaya hazırlanan veya başvurularının sonuçlanmasını bekleyen aileler arasında kaygıya neden oluyor.

Hukukçular, ret kararı alan kişilerin karar gerekçelerini dikkatle incelemelerini ve uygun idari inceleme veya hukuki başvuru yollarını değerlendirmelerini öneriyor.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir