İngiltere’nin yarısı resmen kuraklık altında

İngiltere’nin yarısı resmen kuraklık altında
Özet bulunamadı.

İngiltere, son yılların en ciddi kuraklık krizlerinden biriyle karşı karşıya. Çevre Ajansı (Environment Agency), ülkenin yaklaşık yarısını kapsayan yedi bölgede resmi kuraklık ilan edildiğini açıkladı. Uzmanlar, olağanüstü sıcak hava, yetersiz yağış ve hızla azalan su kaynaklarının çevre, tarım ve ekonomi üzerinde uzun vadeli etkiler yaratacağı uyarısında bulunuyor.

Yedi Bölgede Resmi Kuraklık İlan Edildi

Kuraklık ilan edilen bölgeler arasında Doğu Anglia, Hertfordshire ve Londra, Thames Vadisi, Hampshire ve Wight Adası, Devon ve Cornwall, Batı Midlands ile Wessex bulunuyor.

Çevre Ajansı, alışılmadık derecede düşük yağış miktarı ve yüksek sıcaklıklar nedeniyle “ani kuraklık” (flash drought) koşullarının hızla geliştiğini belirtti. Kurum, bu durumun son yıllarda iklim değişikliği nedeniyle daha sık görülmeye başladığını vurguladı.

Temmuz Ayı Tarihin En Kurak Dönemlerinden Biri Olabilir

Yetkililere göre Temmuz ayında İngiltere genelinde beklenen yağışın yalnızca yüzde 7’si gerçekleşti. Güney İngiltere’nin bazı kesimlerinde ise bu oran yüzde 1’e kadar düştü.

Devon’un bazı bölgelerinde 50 gündür hiç yağmur yağmadığı belirtilirken, Meteoroloji Ofisi önümüzdeki günlerde kuraklığı sona erdirecek yaygın ve uzun süreli yağış beklenmediğini açıkladı.

Barajlar ve Rezervuarlarda Kritik Seviye

Kış aylarında görülen yoğun yağışlar rezervuarları kısa süreliğine doldursa da yaz aylarında artan buharlaşma su seviyelerini yeniden düşürdü.

Çevre Ajansı’nın verilerine göre rezervuarlardaki su miktarı yılın bu dönemi için ortalamanın yüzde 7,4 altında bulunuyor. Barajların yaklaşık yarısı normal seviyenin altına inerken, Wimbleball ve Blagdon rezervuarları “olağanüstü düşük” seviyede olarak sınıflandırıldı.

40 Milyon Kişi Su Tasarrufu Kısıtlamalarıyla Karşı Karşıya

Kuraklığın etkileri günlük yaşamı da doğrudan etkiliyor. İngiltere nüfusunun yaklaşık yüzde 40’ı, yedi farklı su şirketinin uyguladığı hortumla sulama yasağı kapsamında bulunuyor.

Affinity Water, Anglian Water, Cambridge Water, Southern Water, South East Water, Thames Water ve South West Water, su tüketimini azaltmak amacıyla çeşitli kullanım kısıtlamaları uyguluyor.

Öte yandan Greenpeace UK’nin araştırması, su şirketlerinin boru hatlarındaki sızıntılar nedeniyle kaybettiği su miktarının, ülke genelindeki hortum yasağının sağlayacağı tasarrufun yaklaşık beş katı olduğunu ortaya koydu.

Nehirler Kuruyor, Yaban Hayatı Tehlike Altında

Yağış eksikliği yalnızca içme suyu kaynaklarını değil, doğal yaşamı da tehdit ediyor.

İngiltere’deki nehirlerin yüzde 78’i normalin altında debiye sahipken, yüzde 17’si “olağanüstü düşük” seviyeye geriledi. Düşen su seviyeleri nedeniyle Atlantik somonu gibi göçmen balıkların üreme alanlarına ulaşamadığı belirtiliyor.

Oxfordshire’daki Tuckers Pond’da ise oksijen seviyesinin kritik düzeye düşmesi üzerine Çevre Ajansı, balık ölümlerini önlemek amacıyla suyu kimyasal yöntemlerle oksijenlendirmek zorunda kaldı.

Dördüncü Sıcak Hava Dalgası Kuraklığı Derinleştiriyor

İngiltere aynı zamanda yaz mevsiminin dördüncü sıcak hava dalgasını yaşıyor. Bazı bölgelerde sıcaklıkların 35 dereceye ulaşması beklenirken, Meteoroloji Ofisi İngiltere’de 38°C ile yeni Haziran sıcaklık rekorunun doğrulandığını açıkladı.

Uzmanlara göre aşırı sıcaklıklar, toprak, göller, nehirler ve bitki örtüsünden suyun hızla buharlaşmasına neden oluyor. Yapılan analizler, fosil yakıt kaynaklı küresel ısınmanın bu tür aşırı buharlaşma olaylarını Batı Avrupa’da yaklaşık 80 kat daha olası hale getirdiğini gösteriyor.

Orman Yangını ve Gıda Güvenliği Endişesi

Kuruyan bitki örtüsü nedeniyle İngiltere’de bu yıl koruma altındaki alanlarda 110 orman yangını meydana geldi. Çiftçiler ise su yetersizliğinin tarımsal üretimi ve ülkenin gıda güvenliğini tehdit ettiğini belirtiyor.

Ulusal Çiftçiler Birliği (NFU), hükümete yeni rezervuar yatırımlarını hızlandırma çağrısı yaparken, İngiltere’de 1992 yılından bu yana büyük ölçekli yeni bir rezervuarın tamamlanmamış olması dikkat çekiyor.

Uzmanlar, mevcut eğilim devam ederse 2055 yılına kadar İngiltere’nin kamu su ihtiyacını karşılayabilmek için günlük 5 milyar litre ilave su kaynağına ihtiyaç duyacağını öngörüyor. Bu nedenle hem altyapı yatırımlarının hızlandırılması hem de su tasarrufunun toplum genelinde kalıcı bir alışkanlık haline gelmesi gerektiği ifade ediliyor.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar