• 13/04/2024

Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde İstanbul sohbetleri

 Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde İstanbul sohbetleri

Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde İstanbul sohbetleri

Londra Yunus Emre Enstitüsü, ‘Kültür Sanat Konuşmaları Serisi’ kapsamında Türk sinemasının tarihini ve kültürünü inceleyen ‘Farklı Türde Yakın Karşılaşmalar: İşgal Altındaki İstanbul’da Sinema ve Modernite (1918-1923)’ başlıklı bir panel gerçekleştirdi.

Akademisyenler Nezih Erdoğan ve Ian Christie, siyasi, sosyal ve ekonomik çalkantıların yaşandığı Birinci Dünya Savaşı ve işgal döneminde İstanbul’daki film endüstrisi hakkındaki görüşlerini paylaştılar. Çok sayıda akademisyen ve araştırmacının katıldığı etkinlik Londra Yunus Emre Enstitüsü (YEE) Müdürü Dr. Mehmet Karakuş’un açılış konuşması ile başladı.

Birkbeck Üniversitesi’nde misafir araştırmacı Nezih Erdoğan konuşmasında Türk sinemasının tarihsel gelişimini ve işgal dönemindeki zorluklarını anlattı. Erdoğan, İstanbul’u hiç görmemiş olan Victor Hugo’nun ‘İstanbul’u Gören Adam’ adlı çizimi ve o dönemde üretilen benzer görsel örneklerde Batı’nın İstanbul’a duyduğu arzuya değindi ve 1920’lerde İstanbul’un Hollywood filmlerinde egzotik bir mekân olarak tasvir edilmesine dair örnekler verdi.

YABANCI FİLMLERİN ETKİLERİ

Nezih Erdoğan, Milli Sinema Programı’nın Türk sinemasının bağımsızlığı ve gelişimi için önemini vurguladı, işgal sonrası sinema kültürünün değişimine dair görüşlerini paylaştı.

Birkbeck Londra Üniversitesi’nde Film ve Medya Tarihi Profesörü Ian Christie ise işgal dönemindeki İstanbul sinemasının Avrupa sinemasıyla olan ilişkisini inceledi. İstanbul’un işgal altındayken bile bir kültür başkenti olarak kaldığını ve Avrupa’daki sinema akımlarını takip ettiğini belirten Prof. Christie, İstanbul’da gösterilen yabancı filmlerin Türk sinemasına nasıl etki ettiğini ve Türk sinemacıların Avrupa sinemasından nasıl ilham aldığını anlattı.

Ayrıca, işgal döneminde İstanbul’da yaşayan ve çalışan yabancı sinemacıların Türk sinemasına katkılarını da vurguladı. Ian Christie konuşmasında ayrıca İngiliz ve Türk sinema tarihinin kesiştiği noktalardan biri olan Çanakkale Savaşı’na da değindi. Bu savaşın hem İngiltere hem de Türkiye’de hızla sinema perdesine yansıdığını ve farklı bakış açılarıyla anlatıldığını belirtti.

İLGİLİ HABERLER