İngiltere, Manş Denizi Geçişlerini Kısıtlamak İçin Fransa’ya 660 Milyon Sterlin Daha Ödeyecek
İngiltere ile Fransa, Manş Denizi üzerinden düzensiz göçü durdurmak amacıyla 662 milyon sterlinlik yeni bir anlaşma üzerinde uzlaştı. Shabana Mahmood’un imzalaması beklenen üç yıllık anlaşma, özellikle küçük teknelerle yapılan tehlikeli geçişleri hedef alıyor. Anlaşma, iki ülke arasında bugüne kadar yapılan en kapsamlı iş birliklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Sahillere Özel Eğitimli Polisler Gönderilecek
Yeni plan kapsamında, Fransa’nın kuzey kıyılarında görev yapmak üzere en az 50 isyan ve kalabalık kontrolü eğitimi almış polis konuşlandırılacak. Bu ekiplerin, insan kaçakçıları ve düzensiz göçmenlerin teknelere binmesini engellemesi hedefleniyor. Halihazırda devriye gezen güvenlik güçlerine ek olarak bu yeni birlikler, müdahale kapasitesini artıracak.
Teknolojik Gözetim
Anlaşma yalnızca insan gücünü değil, teknolojik kapasiteyi de içeriyor. Fransa tarafı, göçmen hareketlerini izlemek için insansız hava araçları, iki helikopter ve gelişmiş kamera sistemleri kullanacak. Ayrıca denizde faaliyet gösteren “taksi botlara” karşı yeni bir devriye gemisi ve 20’den fazla deniz personeli görevlendirilecek.
Performans Şartı
İngiltere’nin sağlayacağı fonun yaklaşık 501 milyon sterlinlik kısmı sahil güvenliğini artırmaya ayrılacak. Ek olarak 160 milyon sterlinlik bir fon ise alınan önlemlerin başarılı olması durumunda devreye girecek. Yetkililer, bir yıl içinde yeterli ilerleme sağlanamazsa yaklaşık 100 milyon sterlinlik kaynağın kesilebileceğini belirtiyor.
Geçişler Artmaya Devam Ediyor
Son yıllarda Manş Denizi üzerinden yapılan geçişlerde ciddi artış yaşandı. 2025 yılında 41 binden fazla kişi küçük teknelerle İngiltere’ye ulaştı. 2026’nın ilk aylarında ise bu sayı 6 bini aştı. Bu durum, mevcut önlemlerin yetersiz olduğu yönünde eleştirilere yol açtı.
Siyasi Tepkiler Yükseliyor
Muhafazakâr Parti ve Reform UK, anlaşmayı sert şekilde eleştirerek hükümeti “vergi mükelleflerinin parasını etkisiz bir sisteme aktarmakla” suçladı. Bazı muhalifler, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden çıkılmadan sorunun çözülemeyeceğini savunuyor.
STK’lardan Uyarı
Göç uzmanları ve sivil toplum kuruluşları ise yalnızca güvenlik önlemlerine odaklanmanın sorunu çözmeyeceğini belirtiyor. Refugee Council, güvenli yasal yollar oluşturulmadıkça insanların riskli deniz yolculuklarına devam edeceğini vurguladı.
Yeni anlaşmanın yaz aylarında yürürlüğe girmesi beklenirken, yaklaşık 1.100 güvenlik personelinin sahada aktif rol alacağı ifade ediliyor. Uzmanlara göre bu süreç, İngiltere’nin göç politikalarında belirleyici bir dönüm noktası olabilir.