İngiltere’de Tartışmalı Sınır Dışı Süreci: Yedi Uçuş, İki Yutulan Pil ve Yüz Binlerce Sterlinlik Maliyet

İngiltere’de Tartışmalı Sınır Dışı Süreci: Yedi Uçuş, İki Yutulan Pil ve Yüz Binlerce Sterlinlik Maliyet
Show Article Summary

İngiltere’de yaşayan Mısırlı Omar’ın sınır dışı edilme süreci, göç politikaları ve insan hakları konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi. İngiliz eşi ve İngiliz vatandaşı bir oğlu bulunan Omar, dokuz yıl önce işlediği ve hapis cezası almadığı tek bir suç nedeniyle uzun süren bir sınır dışı etme operasyonunun merkezinde yer aldı.

İçişleri Bakanlığı’nın yürüttüğü süreç sonunda Omar, Nisan 2026’da özel uçakla Mısır’a gönderildi. Ancak bu süreçte yaşananlar, kamu kaynaklarının kullanımı ve göçmenlerin ruh sağlığına yönelik yaklaşım konusunda ciddi sorular doğurdu.

Tek Bir Mahkûmiyet Hayatını Değiştirdi

Omar, 2016 yılında İngiliz eşiyle birlikte yaşamak için İngiltere’ye geldi. İlk evliliğinin sona ermesinin ardından yaşadığı kişisel kriz sırasında uyuşturucu ve alkol kullandığını belirten Omar, 2017 yılında otobüste meydana gelen bir olay nedeniyle teşhircilik ve bir çocuğun yanında uygunsuz davranış suçlarından hüküm giydi.

Mahkeme, Omar’a dokuz ay ertelenmiş hapis cezası verdi. Yetkililer ise yeniden suç işleme riskinin düşük olduğu değerlendirmesinde bulundu.

İşçi Partisi Döneminde Baskı Arttı

Omar’ın ifadelerine göre durum, 2024 yılında İşçi Partisi hükümetinin göreve gelmesinin ardından değişti. Düzenli olarak göçmenlik merkezlerine bildirimde bulunan Omar, Eylül 2025’te rutin bir kontrol sırasında gözaltına alındı ve sınır dışı süreci başlatıldı.

İlk uçuş denemesinde Omar’ın direnmesi üzerine uçak pilotu güvenlik gerekçesiyle yolculuğu iptal etti. Benzer durumlar sonraki denemelerde de yaşandı.

Psikolojik Çöküş ve Hücre Hapsi İddiaları

Gözaltında tutulduğu sekiz aylık süreç boyunca Omar’ın ruh sağlığının ciddi şekilde kötüleştiği belirtiliyor. Depresyon tedavisi gören ve intihar riski taşıdığı yönünde raporlar hazırlanan Omar, zaman zaman hücre hapsinde tutulduğunu ve sınır dışı edilme korkusunun psikolojik çöküşünü hızlandırdığını öne sürdü.

Resmi kayıtlarda Omar’ın “Adults at Risk” politikası kapsamında en yüksek risk seviyesinde değerlendirildiği ifade edildi.

Uçuşları Durdurmak İçin Pil Yuttu

Sınır dışı edilmesini engellemek isteyen Omar, iki ayrı olayda elektronik sigara pili yuttu. Hayati risk taşıyan bu eylemler nedeniyle hastaneye kaldırıldı ve planlanan uçuşlar iptal edildi.

Yetkililerin daha sonra Arnavutluk üzerinden gerçekleştirilecek özel sınır dışı uçuşlarını planladığı, ancak Omar’ın ikinci kez pil yutması nedeniyle bu operasyonların da başarısız olduğu aktarıldı.

Özel Uçak ve Sağlık Ekibi Devreye Girdi

Yedi ayrı sınır dışı etme girişiminin ardından İçişleri Bakanlığı bu kez özel jet ve sağlık personeli eşliğinde yeni bir operasyon düzenledi. Omar, kendisine zarar vermesine rağmen 29 Nisan 2026 tarihinde özel uçakla Mısır’a gönderildi.

Guardian’ın değerlendirmesine göre gözaltı masrafları, sağlık hizmetleri, özel uçuşlar ve hukuki süreçler dikkate alındığında operasyonun İngiliz vergi mükelleflerine yüz binlerce sterline mal olmuş olabileceği belirtiliyor.

İçişleri Bakanlığı Kararı Savundu

İngiltere İçişleri Bakanlığı ise kararın arkasında durdu. Bakanlık sözcüsü, kamuoyunun suç işlemiş kişilerin sınır dışı edilmesini beklediğini belirterek, 2024 seçimlerinden bu yana yaklaşık 70 bin yasa dışı göçmen ve yabancı suçlunun ülkeden çıkarıldığını açıkladı.

Yetkililer, Omar’ın davranışlarının sınır dışı sürecini durdurmasına izin vermeyeceklerini ve uygulanan ek tedbirler için özür dilemeyeceklerini ifade etti.

İnsan Hakları ve Kamu Harcamaları Tartışması

Omar’ın vakası, İngiltere’de göç politikalarının sınırlarını yeniden gündeme taşıdı. Bir yanda kamu güvenliği ve göç kurallarının uygulanması savunulurken, diğer yanda düşük yeniden suç işleme riski taşıyan, İngiliz ailesi bulunan ve ciddi ruh sağlığı sorunları yaşayan bir kişinin sınır dışı edilmesi için harcanan büyük kamu kaynakları eleştiriliyor.

Uzmanlar, olayın yalnızca bir göçmenlik dosyası değil, aynı zamanda insan hakları, aile bütünlüğü ve kamu harcamaları açısından da önemli bir örnek olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

 

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar