Starmer’dan veda röportajı: “Siyaseti bırakmak hayatımın en zor kararıydı”
İngiltere’de başbakanlık görevinden ayrılan Keir Starmer, istifasının ardından verdiği ilk kapsamlı röportajda hem görevden ayrılma sürecini hem de muhtemel halefi Andy Burnham hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. BBC’ye konuşan Starmer, istifa kararını “son derece kişisel” ve “gerçekten çok zor” olarak nitelendirirken, başbakanlık görevinde iç politika ile dış politikanın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı.
“Kararı ailemle birlikte aldım”
Starmer, görevden ayrılmadan önce uzun süre düşündüğünü ve son kararı eşi Victoria ile çocuklarıyla birlikte Başbakanlık konutu Chequers’da geçirdiği iki günün sonunda verdiğini anlattı.
Eski başbakan, “Ülke, hükümet ve kendim için en doğru kararın ne olduğunu uzun süre değerlendirdim. Ancak sonunda bu tamamen kişisel bir karara dönüştü. Siyasi kariyerinizin sona erdiğini kabul etmek kolay değil. Bu kararı ailemle birlikte almak istedim ve öyle yaptım.” ifadelerini kullandı.
Starmer, siyasi yaşamının sona erdiğini kabullenmenin hayatındaki en zor anlardan biri olduğunu söyledi.
Burnham’a kritik uyarı
İşçi Partisi liderliği ve başbakanlık için en güçlü aday olarak gösterilen Andy Burnham’a da mesaj gönderen Starmer, yeni başbakanın kendisinden daha az dış politika ile ilgilenebileceği yönündeki beklentilerin gerçekçi olmadığını belirtti.
Görevde bulunduğu iki yıl boyunca uluslararası krizlere fazla zaman ayırdığı gerekçesiyle eleştirildiğini hatırlatan Starmer, “İç politika ile dış politika birbirinden ayrı değildir. Kim başbakan olursa olsun aynı küresel krizlerle uğraşmak zorunda kalacak. Bugün dünya, hayatım boyunca gördüğüm en tehlikeli ve en istikrarsız dönemlerden birini yaşıyor.” dedi.
Starmer’a göre yaşam maliyeti, kamu hizmetleri ve ekonomi gibi iç sorunlar da küresel gelişmelerden doğrudan etkilenmeye devam edecek.
“Halefime sürekli akıl vermeyeceğim”
Andy Burnham ile kişisel bir sorunu olmadığını söyleyen Starmer, halefinin başarılı olması için elinden gelen desteği vereceğini ifade etti.
Ancak aktif siyasette geri planda kalacağını vurgulayan eski başbakan, milletvekilliğini en az bir sonraki genel seçime kadar sürdüreceğini, buna karşın yeni başbakana sürekli tavsiye veren eski liderlerden biri olmayacağını belirtti. “Ağzımı kapalı tutacağım.” sözleriyle dikkat çeken Starmer, yeni hükümetin kendi yolunu çizmesine izin verilmesi gerektiğini söyledi.
“İşçi Partisi’ni kurtardık”
Röportajında siyasi mirasına da değinen Starmer, İşçi Partisi’nin liderliğini devraldığında partinin siyasi, mali ve ahlaki açıdan büyük bir kriz içinde olduğunu savundu.
Partiyi yeniden iktidara taşımanın “zor ve kanlı bir mücadele” olduğunu söyleyen Starmer, elde edilen seçim başarısını Clement Attlee’nin 1945 ve Tony Blair’ın 1997 seçim zaferleriyle aynı seviyede gördüğünü dile getirdi.
Buna rağmen görevden ayrılmasının temel nedeninin, İşçi Partili milletvekillerinin artık kendisinin partiyi bir sonraki genel seçime taşıyacak doğru isim olmadığına inanması olduğunu söyledi.
İşçi Partisi’nin bu ay içinde yeni liderini seçmesi beklenirken, anketlerde ve parti kulislerinde Andy Burnham en güçlü aday olarak gösteriliyor. Burnham ise başbakan olması halinde erken genel seçime gitmeyeceğini ve önceliğinin ekonomi ile kamu hizmetlerini iyileştirmek olacağını açıklamıştı.