Brexit sonrası İsveç’ten 458 İngiliz vatandaşı sınır dışı edildi
İsveç, Brexit’in ardından oturum hakkı elde edemeyen 458 İngiliz vatandaşının sınır dışı edildiğini veya polis tarafından zorla ülkeden çıkarıldığını açıkladı. Rakamların ilk kez kamuoyuyla paylaşılması, yıllardır İsveç’te yaşayan İngilizlere yönelik uygulamalara ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bazı vakalarda onlarca yıldır ülkede yaşayan kişilerin de sınır dışı kararlarıyla karşı karşıya kaldığı belirtiliyor.
İlk kez resmi rakam açıklandı
İsveç Göçmenlik Dairesi Migrationsverket, Brexit sonrasında 458 İngiliz vatandaşının sınır dışı edildiğini doğruladı.
Kurum, Brexit sonrası oturum statüsü başvurularının reddedilmesinin her durumda sınır dışı anlamına gelmediğini vurgularken, 458 vakada ret kararına sınır dışı kararının eşlik ettiğini bildirdi.
Açıklanan rakam, Brexit sonrasında İsveç’te yaşayan İngiliz vatandaşlarına yönelik sınır dışı uygulamalarının boyutunun ilk kez net biçimde ortaya konulması açısından önem taşıyor.
25 yıldan uzun süredir yaşayanlar da etkilendi
Uygulamalara yönelik eleştirilerin merkezinde, İsveç’te uzun yıllardır yaşayan kişilerin de sınır dışı kararlarıyla karşılaşması bulunuyor.
Bazı İngiliz vatandaşlarının 25 yıldan uzun süredir ülkede yaşamalarına rağmen İsveç’ten ayrılmalarının istendiği belirtiliyor. Demans gibi sağlık sorunları bulunan ileri yaştaki kişilerin yanı sıra çocukluğundan beri İsveç’te yaşayan İngilizler de kararlardan etkilendi.
10 yaşından beri İsveç’te yaşayan John Sellers sınır dışı edildi
En dikkat çekici vakalardan biri 34 yaşındaki John Sellers oldu. Sellers, 10 yaşından beri İsveç’te yaşamasına rağmen ülkeden sınır dışı edildi.
Karar sonucunda Sellers ile Göteborg’da yaşayan eşi Caroline ayrı kaldı. Caroline Sellers, Brexit’in aileleri ağır biçimde etkilediğini belirterek yaşananların kamuoyu tarafından bilinmesi gerektiğini söyledi.
78 yaşındaki İngiliz dul kadın da sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya
Bir başka tartışmalı vaka ise 78 yaşındaki İngiliz dul Joyce Thomas’la ilgili.
Thomas’a İsveç’ten ayrılması için süre verildi. Karara uymaması halinde zorla sınır dışı edilmesinin yanı sıra ülkeye yeniden giriş yasağıyla karşılaşabileceği belirtildi.
Temyiz mahkemesinin kararına göre yeniden giriş yasağı uygulanması durumunda Thomas’ın bir izleme listesine kaydedilmesi ve yasak devam ettiği sürece İsveç dahil Schengen ülkelerine girişinin engellenmesi de gündeme gelebilecek.
Thomas’ın arkadaşları kararın uygulanmasını durdurmak amacıyla hukuki girişimlerde bulunurken Avrupa Komisyonu’ndan da yardım istedi.
Yaklaşık 14 bin başvuru yapıldı
Mevcut son verilere göre Brexit sonrasında İsveç’te oturum hakkı elde etmek için 2024’e kadar toplam 14 bin 233 başvuru yapıldı. Bu rakama, son başvuru tarihinden sonra İngiliz vatandaşlarının yanına gelen bazı aile üyeleri de dahil edildi.
Başvuruların yaklaşık 4 bini reddedildi.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı analizine göre İsveç’teki ret oranı diğer AB üyesi ülkelerden dikkat çekici biçimde yüksek. İsveç’teki oran, diğer üye ülkeler arasında görülen oranların yaklaşık üç katına ulaşırken AB genelindeki ret oranının yüzde 3 ila 4 arasında olduğu belirtiliyor.
“458 rakamının tam olarak neyi kapsadığını bilmeliyiz”
Yaklaşık 9 bin üyeli Brits in Sweden grubunun yöneticisi David Milstead, İsveç makamlarından daha ayrıntılı ve şeffaf veriler açıklamasını istedi.
Milstead, açıklanan 458 kişinin hangi koşullar altında ülkeyi terk ettiğinin netleştirilmesi gerektiğini belirtti.
Oturum başvurusunun başarılı olmayacağını düşünerek gönüllü biçimde İsveç’ten ayrılanların veya Brexit Çekilme Anlaşması kapsamında reddedildikten sonra ulusal mevzuata göre geçici izin alan kişilerin bu rakamlara dahil olup olmadığının bilinmediğine dikkat çekildi.
Milstead ayrıca geçici izinlerle İsveç’te kalmayı sürdüren ancak uzun vadeli durumları belirsiz olan İngilizlerin de açıklanan rakamlara yansımadığını söyledi.
Geç başvurular tartışmanın merkezinde
Brexit Çekilme Anlaşması, hem Avrupa Birliği’nde hem de İngiltere’de oturum için son başvuru tarihini kaçıran kişilerin geç başvuru yapmasına izin veriyor.
Ancak başvuru sahiplerinin süreyi neden kaçırdıklarına ilişkin “makul gerekçeler” sunmaları gerekiyor.
İngiltere Dışişleri Bakanlığına göre İsveç’te geç başvuru yapan kişilerin sunduğu gerekçelerin uygulamada kabul edilme ihtimali düşük.
İsveç: Kuralları farklı yorumlamadık
İsveç Göçmenlik Dairesi ise ülkenin Brexit Çekilme Anlaşması’nı diğer AB ülkelerinden daha sert veya farklı yorumladığı yönündeki eleştirileri reddetti.
Kurum, yürürlükteki mevzuatın uygulandığını ve başvuruları reddedilen kişilere kararlara itiraz etme imkânı tanındığını belirtti.
İsveç Göç Bakanı Johan Forssell de hükümetin kurallara uygun hareket ettiğini savundu. Bununla birlikte Forssell, İngiltere ile ilişkilerin İsveç açısından son derece önemli olduğunu belirterek sürecin gelecekte kolaylaştırılması için ek önlemler alınıp alınamayacağının incelendiğini açıkladı.
İngiltere konuyu İsveç makamlarıyla görüşüyor
İngiltere Dışişleri, Milletler Topluluğu ve Kalkınma Bakanlığı da sınır dışı vakalarının İsveç makamları nezdinde gündeme getirilmeye devam edildiğini bildirdi.
İngiliz hükümeti, İsveç’in konuyu yeniden inceleme açıklamasını memnuniyetle karşıladığını ve gerekli desteği sağlamaya hazır olduğunu belirtti.
Muhalefetten yeni yasa sözü
İsveç’teki muhalefet partilerinden Merkez Parti’nin göç sözcüsü Niels Paarup-Petersen ise hükümetin daha ileri adımlar atması gerektiğini savundu.
Paarup-Petersen, yaklaşan genel seçimlerin ardından partisinin iktidara gelmesi durumunda Brexit sonrasında oturum hakkı elde edemeyen İngilizlere yeniden başvuru imkânı sağlayacak yeni düzenlemeler getirme sözü verdi.
İngiliz vatandaşlarının yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi için sisteme “biraz insanlık” katılması gerektiğini söyleyen Paarup-Petersen’in açıklaması, Brexit sonrasında İsveç’teki İngilizlerin statüsünü seçim gündeminin de başlıklarından biri haline getirdi.
Brexit’in etkileri yıllar sonra devam ediyor
İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasının üzerinden yıllar geçmesine rağmen oturum statüsü tartışmaları devam ediyor. Özellikle uzun yıllardır İsveç’te yaşayan, aile kuran veya çocukluğundan beri ülkede bulunan kişilerin sınır dışı kararlarıyla karşılaşması, uygulamanın insani ve hukuki boyutlarına yönelik eleştirileri artırıyor.
İsveç hükümetinin olası yeni önlemleri değerlendirmesi ve İngiliz hükümetinin konuyu diplomatik düzeyde gündemde tutması nedeniyle, Brexit sonrası oturum hakkı tartışmasının önümüzdeki dönemde de İsveç-İngiltere ilişkilerinin önemli başlıklarından biri olması bekleniyor.
