Londra’da Palestine Action Protestosunda 139 Kişi Gözaltına Alındı

Londra’da Palestine Action Protestosunda 139 Kişi Gözaltına Alındı
Özet bulunamadı.
İngiltere’nin başkenti Londra’da, yasaklı örgüt ilan edilen Palestine Action’a destek amacıyla düzenlenen gösteride gözaltına alınanların sayısı 139’a yükseldi. ABD Büyükelçiliği önünde gerçekleştirilen protestoya yaklaşık 400 kişinin katıldığı açıklanırken göstericiler, örgüte yönelik yasağın kaldırılmasını ve ifade özgürlüğünün korunmasını talep etti. İngiltere Yüksek Mahkemesinin yasak kararını hukuka aykırı bulmasına rağmen hükümetin temyiz süreci nedeniyle uygulamanın devam etmesi tartışmaları artırdı.

Londra’da ABD Büyükelçiliği Önünde Büyük Protesto

İngiltere’nin başkenti Londra’da, Palestine Action grubunun yasaklanmasına karşı düzenlenen gösteriler devam ediyor.

31 Ekim 2026 Cumartesi günü Londra’nın Nine Elms bölgesinde bulunan ABD Büyükelçiliği önünde yüzlerce kişi bir araya geldi.

Göstericiler, İngiltere hükümetinin Palestine Action’ı yasaklı örgüt olarak sınıflandırmasına tepki göstererek kararın kaldırılmasını istedi.

Anadolu Ajansının haberine göre protestocular, üzerinde “Soykırıma karşıyım, Palestine Action’ı destekliyorum” ifadelerinin yer aldığı pankartlar taşıyarak oturma eylemi gerçekleştirdi.

Gösteri sırasında polis ekipleri çok sayıda protestocuyu gözaltına aldı.

Eylem, İngiltere’de terörle mücadele mevzuatı, protesto hakkı ve ifade özgürlüğünün sınırlarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

Metropolitan Polisi: Altı Saatte 139 Kişi Gözaltına Alındı

Londra Metropolitan Polisi, protestoya ilişkin açıklamasını sosyal medya platformu X üzerinden yaptı.

Polisin verdiği bilgilere göre gösteri yerel saatle 13.00’te başladı.

Altı saatlik süreçte toplam 139 kişi gözaltına alındı.

Yetkililer, açıklamanın yapıldığı sırada gözaltı işlemlerinin devam ettiğini bildirdi.

Protestoyu organize eden Defend Our Juries adlı grup ise gösteriye yaklaşık 400 kişinin katıldığını duyurdu.

Organizatörler, gözaltına alınanlar arasında yalnızca boş pankart taşıyan kişilerin de bulunduğunu öne sürdü.

Grup ayrıca protestocuların getirdiği cansız mankenlere polis tarafından el konulduğunu iddia etti.

Bu iddialara ilişkin polis tarafından ayrıca yapılmış bir değerlendirme, aktarılan haberde yer almadı.

Göstericiler Palestine Action Yasağının Kaldırılmasını İstiyor

Protestonun merkezinde, İngiltere hükümetinin Temmuz 2025’te Palestine Action’ı yasaklı örgüt ilan etmesi bulunuyor.

Göstericiler, söz konusu yasağın barışçıl protesto hakkını ve siyasi görüş açıklama özgürlüğünü sınırlandırdığını savunuyor.

Defend Our Juries grubu, yasağın yürürlüğe girmesinin ardından ülke genelinde çeşitli protestolar düzenlemeye başladı.

Bu eylemlerde göstericiler, Palestine Action’a destek verdiklerini açıkça belirten pankartlarla oturma protestoları gerçekleştiriyor.

Bazı katılımcılar ise yasağa karşı çıkmak amacıyla gözaltına alınmayı bilinçli bir protesto yöntemi olarak kullanıyor.

Gösterilerde özellikle ileri yaştaki İngiliz vatandaşlarının yer alması dikkat çekiyor.

Palestine Action Neden Yasaklandı?

Palestine Action, İngiltere’de İsrail ile ticari ilişkileri bulunan şirketlere yönelik doğrudan eylemleriyle tanınıyor.

Grup, özellikle İsrail ile bağlantılı savunma sanayisi şirketlerinin üretim ve faaliyetlerini durdurmayı hedefleyen protestolar gerçekleştiriyor.

Palestine Action’ın yasaklanmasına giden süreçte en önemli gelişmelerden biri, Haziran 2025’te İngiltere’nin Brize Norton Hava Üssü’nde gerçekleştirilen eylem oldu.

Grup üyeleri, askerî üssün çevresindeki güvenlik tellerini keserek içeri girdi.

Aktivistler, üs içerisindeki askerî uçakların motorlarına kırmızı boya püskürttü ve uçakların üzerine Filistin bayrağı bıraktı.

Bu olay, İngiltere’de güvenlik ve protesto hakkı konusundaki tartışmaların merkezine yerleşti.

Hükümet Temmuz 2025’te Yasak Kararı Aldı

Brize Norton Hava Üssü’ndeki eylemin ardından dönemin İngiltere İçişleri Bakanı Yvette Cooper, Palestine Action’ın yasaklı örgüt ilan edilmesine yönelik süreci başlattı.

Grup, Temmuz 2025’te İngiltere’nin yasaklı örgütler listesine alındı.

Kararla birlikte Palestine Action’a destek verilmesi, ilgili terörle mücadele mevzuatı kapsamında cezai sonuçlar doğurabilecek bir faaliyet hâline geldi.

İngiliz hukukunda yasaklı örgüte destek verme suçuna ilişkin bazı fiiller için 14 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.

Ancak her protesto katılımcısının aynı suçlamayla karşı karşıya olduğu veya gözaltına alınan herkesin bu cezayla yargılanacağı anlamına gelmiyor.

Hükümetin kararı güvenlik gerekçeleriyle ilişkilendirilirken protestocular, yasağın ifade özgürlüğüne müdahale oluşturduğunu savunuyor.

Yüksek Mahkeme Yasağı Hukuka Aykırı Buldu

Palestine Action’a yönelik yasak konusunda önemli bir hukuki gelişme de 13 Şubat 2026 tarihinde yaşandı.

İngiltere Yüksek Mahkemesi, İçişleri Bakanlığının grubu yasaklı örgüt ilan etme kararını hukuka aykırı buldu.

Mahkemenin kararı, Palestine Action destekçileri ve yasağın kaldırılması için mücadele eden kuruluşlar açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.

Ancak hükümete temyiz hakkı tanınması nedeniyle yasak uygulaması sona ermedi.

Bu nedenle Palestine Action’a destek verilmesine ilişkin mevcut cezai düzenlemeler uygulanmaya devam etti.

Londra Metropolitan Polisi de mahkeme kararına rağmen yasaklı gruba destek veren kişilerin gözaltına alınabileceğini açıkladı.

Böylece mahkemenin hukuka aykırılık değerlendirmesi ile yasağın fiilen yürürlükte kalması arasındaki durum, yeni protestoların başlıca gerekçelerinden biri oldu.

İfade Özgürlüğü Tartışması İngiltere Gündeminde

Palestine Action’a yönelik yasak, İngiltere’de güvenlik politikaları ile temel hak ve özgürlükler arasındaki denge konusunda tartışmalara yol açıyor.

Yasağa karşı çıkan gruplar, barışçıl biçimde siyasi görüş açıklayan kişilerin gözaltına alınmasının ifade özgürlüğü açısından sorun oluşturduğunu savunuyor.

Özellikle üzerinde Palestine Action’a destek ifadeleri bulunan pankartlar taşıyan kişilerin gözaltına alınması, protesto hakkının sınırlarına ilişkin soruları gündeme getiriyor.

Diğer taraftan askerî tesislere izinsiz girilmesi ve ekipmanlara zarar verilmesi gibi eylemler, güvenlik ve kamu düzeni açısından ayrı hukuki değerlendirmelere konu oluyor.

Bu nedenle tartışmalar yalnızca Palestine Action’ın faaliyetleriyle sınırlı kalmıyor; yasaklı örgütlere destek açıklamalarının hangi koşullarda suç oluşturacağı konusu da önem kazanıyor.

Binlerce Kişi Daha Önce de Protestolara Katıldı

Defend Our Juries grubu, Palestine Action’ın yasaklanmasının ardından İngiltere’nin farklı bölgelerinde protestolar organize etti.

Bu gösterilere binlerce kişi katılırken çok sayıda protestocu gözaltına alındı.

Göstericilerin bir bölümü, yasak kararının ifade özgürlüğüne aykırı olduğunu düşündükleri için kendilerini bilinçli şekilde gözaltına aldırdı.

Protestolarda kullanılan pankartlar, hükümetin uygulamasına karşı sembolik bir itiraz aracı hâline geldi.

31 Ekim’de ABD Büyükelçiliği önünde düzenlenen son gösteri de bu protesto hareketinin devamı niteliğinde gerçekleşti.

Londra’daki Gözaltılar Yeni Tartışmaları Beraberinde Getirdi

ABD Büyükelçiliği önünde düzenlenen protestoda 139 kişinin gözaltına alınması, İngiltere’deki Palestine Action tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Organizatörlerin boş pankart taşıyan kişilerin de gözaltına alındığı yönündeki iddiaları, polis müdahalelerinin kapsamına ilişkin soruları artırdı.

Bununla birlikte gözaltına alınan kişilerin kaçının suçlanacağı, kaçının serbest bırakılacağı ve haklarında hangi hukuki işlemlerin uygulanacağı konusunda kaynak haberde ayrıntılı bilgi verilmedi.

Yüksek Mahkemenin yasak kararını hukuka aykırı bulmasına rağmen temyiz sürecinin devam etmesi, hukuki belirsizliğin sürmesine neden oluyor.

Gözler Hükümetin Temyiz Sürecinde

İngiltere’de Palestine Action’a yönelik yasağın geleceği, devam eden hukuki süreç açısından önem taşıyor.

Yüksek Mahkemenin verdiği kararın ardından hükümetin temyiz başvurusunun nasıl sonuçlanacağı, grubun hukuki statüsünü doğrudan etkileyebilir.

Protestocular yasağın tamamen kaldırılmasını talep ederken polis, yürürlükteki düzenlemeler kapsamında gözaltı işlemlerini sürdürüyor.

Londra’daki son gösteri, İngiltere’de Filistin’e destek eylemleri, terörle mücadele mevzuatı ve ifade özgürlüğü arasındaki tartışmaların devam ettiğini ortaya koyuyor.

 

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir