Londra’nın “Yemek Mabedi” Kapılarını Yeniden Açıyor
Londra’nın en köklü restoranlarından Simpson’s in the Strand, kuruluşunun 200. yılına yaklaşırken kapılarını yeniden açmaya hazırlanıyor. 1828’de kahve ve satranç kulübü olarak kurulan mekân, zamanla İngiliz mutfağının simge adreslerinden biri haline geldi. Tekerlekli gümüş servis arabaları, “menü” yerine kullanılan “bill of fare” ifadesi ve Edward dönemi ihtişamını yansıtan dekorasyonu ile bir gelenek mabedi olarak anıldı.
Dickens’tan Churchill’e Uzanan Miras
Simpson’s; Charles Dickens, PG Wodehouse ve Winston Churchill gibi isimlerin müdavimi olduğu, İngiliz kimliğiyle özdeşleşmiş bir adres oldu. Ancak kadınların ana salona girişine 1984’e kadar izin verilmemesi, mekânın tarihindeki tartışmalı notlardan biri olarak kayda geçti.
Jeremy King’in Kariyer Zirvesi
Restoranın yeniden doğuşu, deneyimli işletmeci Jeremy King’in girişimiyle gerçekleşiyor. Daha önce Le Caprice ve The Ivy gibi efsanevi mekânları canlandıran King, Simpson’s’ı “kariyerimin zirvesi” olarak tanımlıyor.
Amaç: Nostalji Değil, Atmosfer
Eleştirmenlere göre King’in başarısı yalnızca yemek kalitesinde değil, misafire hissettirdiği atmosferde yatıyor. Simpson’s, bir müze parçası olmaktan çıkıp yeniden yaşayan bir Londra klasiğine dönüşmeyi hedefliyor. Yeniden açılış, başkentin gastronomi tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.